Şehrin gürültüsünden, kalabalığından ve gri görüntüsünden kurtulmak istiyorsanız, gökyüzünü binaların arasından görmek sizi rahatsız ediyorsa bu sayfalarda biraz vakit geçirin.
 Ana sayfa   Gezi notları   Bilgi paylaşımı   Geziler   Oteller   Yazılar   İpuçları   Doğa ve fotoğrafçılık

Abant   
Adada   
Adalar   
Adatepe   
Adrasan   
Ağva   
Aix en Provence   
Akyaka   
Ayvalık   
Belgrad Ormanı   
Bergama   
Bergama (Pergamon)   
Bozcaada   
Cumalıkızık   
Çandarlı   
Çiğdem Yaylası   
Çubuk Gölü   
Dalyan   
Datça   
Davlumbaz   
Doğançay   
Dupnisa Mağarası   
Efteni Gölü (Melen)   
Eğirdir   
Ercivan   
Erikli   
Göynük   
Güver Uçurumu   
Güzeldere   
Harran   
İğneada   
İnönü Yaylası   
İznik   
Kanlıdivane   
Karacaören   
Kartepe   
Kastro   
Kazkıran   
Kefken   
Kıyıköy   
Kızkalesi (Korykos)   
Madenderesi   
Ménerbes   
Mor Mihail Kilisesi   
Mudurnu   
Öküzovası   
Polonezköy   
Safranbolu   
Salon de Provence   
Sapanca   
Sarıalan Yaylası   
Serindere   
Spil Dağı   
Sülüklügöl   
Şirince   
Taraklı   
Tirilye (Zeytinbağı)   
Uludağ   
Uzunköprü   
Yedigöller   
Zinciriye (Sultan İsa) Medresesi   
Detaylı liste için tıklayın  

Mavi Bayraklı Plajlar 

 email:   şifre:          üye ol      şifremi gönder
forum ana sayfa
Gezi
Tarihi Yerler

Haftasonu tekirdağa gitsek neler görmeliyiz ?
Yazar: Gurkan, 14.03.2008 15:25:55
Tekirdağ için tarihi cami, medrese, mezarlık, köprü, kilise, çeşme tavsiyesi olan lütfen ?
 
Halit Yapar, 18.03.2008 13:24:13
Tekirdağ İli coğrafi konumu dolayısıyla stratejik önem taşıyan, Anadolu ile Balkanlar arasında geçit bölgesi, İstanbul'a yakınlığı sebebiyle Boğazlar üzerinden geçen Asya ve Avrupa kavimlerinin ilişkileri Tekirdağ'ı İstanbul tarihine sıkı sıkıya bağlamıştır.İstanbul'un zaman zaman saldırıya uğramasının etkileri ilimizde de görülmüş, topraklarının da verimli olması birçok kavimlerin hakimiyetinde kalmasına sebep olmuştur. Tekirdağ İli M.Ö. 4000 yıllarına kadar uzanan tarihi boyunca çeşitli uygarlıkların etkisi altında kalmıştır.Bu dönemler içersinde BİSANTHE, RODOSTO, TEKFURDAĞI gibi isimler alan Tekirdağ'ın İl sınırları içinde tarih öncesi ve tarih çağlarında tam bir kronoloji vermemekle birlikte iskan edilmiş yerler tesbit edilmiştir.Paleolitik ve Neolitik çağlara ait bir yerleşme yeri bulunmayan Tekirdağ'da Şarköy İlçesindekiGüngörmez ve Güneşkaya Mağaraları ile Marmara Ereğlisi'ndeki Toptepehöyük'te Kalkolitik Çağ buluntularına rastlanmıştır.Tekirdağ sahil şeridinde yüzeyde yapılan araştırmalara göre İlk Tunç Çağı'nda yoğun olarak yerleşmelerin izine rastlanmıştır. Trakya'da Son Tunç Çağı ile Erken Demir Çağında büyük bir göç dalgası olmuştur.Antik kaynaklar ve arkeolojik bulgular yetersiz kaldığından bu dönem tam olarak aydınlanamamıştır. Trakya M.Ö. 7. Yüzyılda Grek kolonilerinin kurulmasıyla ticarete açılmıştır.Bu dönemde Trakya'nın Marmara kıyılarında kentler kurulmuştur.M.Ö. 514-513 yıllarında Pers Kralı Dereus'un İskit Seferi sonrasında Trakya Pers egemenliğine girmiştir. Bu egemenlik M.Ö. 478-477 de Atina'ın Pers tehlikesine karşı kurduğu Attik-Delos Deniz Birliği'nin Persleri Trakya'dan temizlemesine kadar devam etmiştir.M.Ö. 342 yılında Makedonya Kralı 2. Philip Trakya'yı topraklarına katarak Odrys Krallığı'nı kendine bağlamış, İskender'in ölümünden sonra Trakya Lysimachos'un egemenliğine girmiştir. M.S. 19. Yüzyılda Roma İmparatoru Tiberius'un Trakya'ya bir vali göndermesi ile başlayan gelişmeler, M.S. 46 yılında İmparator Cladius'un Trakya'da Roma Eyaletini kurması ile sonuçlanmıştır.Trakya uzun yıllar Roma hakimiyetinde kalmıştır. M.S. 395 yılında imparatorluğun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu içinde kalan Trakya 1354 yılında Süleyman Paşa komutasındaki kuvvetlerin Gelibolu'ya çıkmasıyla Türklerin hakimiyetine girmeye başlamıştır.1356 yılında Şarköy ve Malkara ele geçirilmiş, 1357 de I. Murat Tekirdağ ve Çorlu'yu Türk hakimiyetine almıştır. Bu arada Bizanslılar kısa bir süre Tekirdağ topraklarını geri almışlarsa da, I. Murat 1363 de buraları yeniden Osmanlı topraklarına katmıştır. Balkan Savaşlarında (1912) Bulgar işgaline uğrayan ilimiz toprakları , 1913 yılında düşman işgalinden kurtarılmıştır. I. Dünya savaşından sonra Mondros Mütarekesi'nin verdiği imkanlardan faydalanan Yunan kuvvetleri 20 Temmuz 1920'de Tekirdağ'ı işgal etmiş ise de 13 Kasım 1922'de Yunan işgali de sona erdirilerek Türk yönetimine geçmiştir. M.Ereğlisi 29 Ekim de, Çerkezköy ve Saray İlçeleri 30 Ekim de, Çorlu 1 Kasım da , Muratlı 2 Kasım da, Malkara ve Hayrabolu 14 Kasım da, Şarköy de 17 Kasım da düşman işgalinden kurtarılarak Türk yönetimine geçmişlerdir. 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu gereğince girişilen yeni örgütlenme sırasında Tekirdağ il olmuş, ancak; Kurtuluş Savaşının güçleri içinde örgüt hemen kurulamamış, Cumhuriyetin ilanından önce 15 Ekim 1923 tarihinde İl merkezi olmuştur. Tekirdağ?ın unutamadığı mutlu günleri arasında 24 Aralık 1840 da Büyük Vatan Şairi Namık Kemal'in bu il'de doğması, Çanakkale Destanı'nı yaratan 19. Tümenin Mustafa Kemal'in de önderliğinde Tekirdağ'da hazırlanması, 23 Ağustos 1928 de Atatürk'ün Harf İnkılabı vesilesiyle Tekirdağ'a gelip Başöğretmen olarak ilk dersi vermesi gibi olaylar bulunmaktadır.
 
Gezgin, 18.03.2008 13:33:29
Gürkan Bey, Tekirdağ yemeklerinin tadına bakmadan gelmeyin.

Ürün çeşitliliği, değişik kültürel kökenden insanların bir arada bulunması, il mutfağına belli bir zenginlik kazandırmıştır. Keşkek, kesme makarna, kuskus, tarhana gibi Anadolu' ya özgü yemekler yanında Trakya' nın tatlı türleri, sebze yemekleri ve meyveler beslenmeyi çeşitlendirmektedir.

Mısır unu da beslenmede önemli bir yer tutar, Kaçamak, mısır unu ve lahanayla yapılan " Mısır unu dolması ", pırasayla yapılan " pireşe ", ıspanakla yapılan " zennik " yörenin özgün yemekleri arasındadır. Beslenmede üzümden de yaygınolarak yararlanılır. Yemeklerde şıra ve bulama biçiminde kullanılır. Üzümden yapılan bulama tatlı olarak da kullanılır. " Şıra mekiği " de yörenin özgün tatlılarındandır. Şıra ile yapılan ve kışa saklanan yiyeceklerden biri şıra tarhanasıdır.

Özgün yemeklerden kelle, genellikle lahana ile yapılır. Ayva kallesi ve kurutulmuş erikten yapılan erik aşı da aynı tür yemeklerdendir. Meyve çeşitlerinden ve kabaktan reçel yapımı da il beslenmesinde önemli yer tutmaktadır. Hemen her yemekte bir tatlı türü bulunur. Zerde, nişasta helvası, irmik dolması, höşmerim, hakuk, cizleme, baba tatlısı, başlıca tatlı türlerindendir. Gülbarak böreği, burgulu börek, Bunların dışında geleneksel yemekler arasında çeneçarpan çorbası, cıllık, elbasan tava, kodrul manır, papaz mancası ( Köpoğlu salatası ), şaraşura, yoğurtlu borani sayılabilir. ve tabi ismi Tekirdağ ile özdeşleşmiş, Tekirdağ Köftesi, Tekirdağ Rakısı ve Şarabı, meyvelerden de Tekirdağ Karpuzu ve Kirazı ile ün yapmış ilimizde yemek açısından olmazsa olmazlar arasında yer almaktadır.
 
Lale81, 19.03.2008 19:31:39
Özcanlar'da köfte yiyin, sadece köftesi için bile gidilir. Bi de kızlarının güzelliği meşhurdur, beylere duyurulur
 



şifremi hatırlamıyorum
üye olmak istiyorum

Bu sayfayı arkaşıma gönder

 Otel ara



site içi arama


burası neresi?



en güzel fotoğraflar


Videolar    Linkler    Bize ulaşın    Üyelik    Acentalara özel    Otellere özel    Otelinizi ekleyin    Hakkımızda

© 1999 Gezi Notları