| Siz
de doğa ile ilgili paylaşmak istediğiniz izlenimlerinizi, anılarınızı
bize yazın |
| Mailinizde, yazınızın başlığını ve isminizin yayınlanmasını
isteyip istemediğinizi belirtin. |
|
|
| Tanrıların
Evi |
| |
O koca destanı, İlyada'yı okumuş olsaydınız eğer, belki bir gün İda
dağina gidip Zeus tapinagini arayacaktınız. Ida dağının kırkayağı
andıran tepelerinde dolaşmanın sadece karşı koyulmaz bir merak
duygusundan öte insanın kendi iç benliğine yaklaşmanın bir biçimi olduğunu düşünüyorum.
İlyada taniklik ettiği tarihe hiç aldırmayan şiirselliği ile büyülü
mekanlar sunarken aynı zamanda bu gizemin sınırlarını keşfetme fırsatını
da sunar... Tanrılara insansı karekterler verilen antropomorfist Antik Yunan'da,
Yunanistan'ın en yüksek noktası olan Olimpos dağı Tanrıların
yurdu olarak kabul edilmişti. Üçüncü kuşak Yunan Tanrılarının
babası olarak bilinen Zeus, çoğu kendi oğulları ve kızları olan kalabalık
bir tanrılar grubuyla burada yasardı. İnsanların en çok açlıktan
korktukları bu dönemlerde kuraklık, ve kıtlık yağmur ile bağlantılıydı.
Yağmur
ise bulutlarla birlikte gökyüzünden geliyordu. Belkide bu sebeble insanlara
her türlü nimeti sunmaya hazır tanrılar, göğe en yakın noktada, dağların
zirvesinde yaşarlardı. |
|
| Yunan mitolojisinde "çok pınarlı" veya "ana" İda
isimleriyle geçen bu dağa, Anadolu'da bugün Kaz Dağı denilmektedir.
Edremit Körfezi'nin kuzeyinde bir dizi dağın en yüksek noktasıdır
İda dağı... Homeros'un anlattığı çağda, yüksek dorukları bulutları
delen, kayaların arasından binbir pınarlar fışkıran, ormanlarında
arslanların ve parsların dolaştığı yemyeşil bir dağmıs. Öyle kocaman ve
güzelmiş ki, tanrılar Olimpos'tan kalkıp İda'ya ziyarete gelirlermiş.
Yunan mitolojisi, İda'da geçen bir çok olayla doludur. Efsaneler,
tanrılar tanrısı Zeus'un tapınağının ve güzel kokulu sunağının İda'nın
zirvesinde Gargaron'da olduğunu söylüyor. Homeros, Gargaron'u İda'nın
zirvesi olarak yorumlarken Strabon, İda'nın yüksek kısımlarında Gargaron
denilen bir yer olduğuna işaret edip, bugünkü Arıklı Köyü yakınında bir
Aiol kenti olan antik Gargaron'un adını buradan almış olduğunu belirtir. |
|
Günlerden bir gün altın yeleli, tunç ayaklı atların çektiği arabası
ve işlemeli altın kamçısıyla Zeus ünlü Troia savaşını seyretmek için
İda'nın zirvesinde Gargaron'daki tapınağa gelir...
Bir zamanlar Troia Kralı Priamos'un oğlu Paris'in hakemlik yaptığı o ünlü
güzellik yarışmasına ev sahipliği yapmış olan İda Dağı, bugün de
konukseverliği ile sizi karşılar. Yolunuz bir gün İda'ya düşerse
Aphrodite'in tanrıçalar arasında en güzel seçilmesinde büyük katkısı
olan Skamandros Nehri'nin (Küçük Menderes) kaynağını bulmadan dönmeyin.
İda'nın eteklerine yakın bir yerden çıkar Skamandros. Akha'lı ünlü
komutan Akhilleus'u önüne kattığı gibi kovalayan işte bu Skamandros'dur.
Herakles'in çok susadığında elleriyle kazıyıp çıkardığı, buz gibi
suyundan için. Ay ışığında saçlarınızı yıkayın Skamandros'da; altın
sarısı olacaktır renkleri... Aphrodite, güzellik kraliçesi olmadan bu sularda
yıkandı, tüm Troia kızları gibi. Yolunuz bir gün İda'ya düşerse
zirvesine mutlaka çıkın, derin bir soluk alın orada. Binlerce yıl geçmişten
binlerce yıl geleceğe uzanan tarihtir soluduğunuz İda'da. Tanrılar
tanrısı
Zeus, şu an sizin bulunduğunuz yerden seyretti ünlü Troia savaşını.
Yüzünüzü
Troia kıyılarına çevirin, bin yıllar önce Akha ordusunun yaktığı ateşin
sıcaklığını hissedeceksiniz. Patlamaya hazır bir savaşın habercisidir bu
ateşler. Bu savaş, Anadolu'nun en eski şehirlerinden biri olan Troia'nın
sonuna sebep olacaktır. İda Dağı, o günden bugüne bütün sessizliğiyle bu olayın tek görgü tanığıdır.
O da bütün görgü tanıkları gibi soru
sorulmadıkça konuşmaz. Onu konuşturabildiğinizde Hektor ile Andromakhe'ın tüyler ürperten hikayesiyle karşılaşırsınız. Toros Dağları
eteklerinde Kilikya bölgesinde bir kralın kızıdır Andromakhe. Akhilleus'un
savaş meydanında boğazına kargisini sapladığında Hektor
kocasıdır onun. Troia'nın yüksek surundan atılarak ölüme mahkum edilen
bebek onun oğludur. Akha'lıların şişkin karınlı bebekleriyle şimdi
köle pazarına götürdükleri onun kendisidir. Kulağınızda çınlayan
Andromakhe'nin feryadıdır İda'da.., İnsanı ürperten derin sevdasıdır Andromakhe'nin
Hektor'a duydugu. O koca destanda, İlyada'da yakalayabileceğiniz belkide tek
gerçek sevgidir bu... Bu sevgiyi içinizde derinden hissetmek isterseniz eğer,
yolunuz bir gün mutlaka İda'ya düşecektir biliyorum. İşte o gün, günlerden
bir gün, yüce İda sırlarını size yanlız size açacak ve kulağınıza bin yıllar
öncesinden gelen bir gizemi ve aşkı fısıldayacak. Başkalarının bildiği
ama anlamadığı, hissetmediği... Tanrıların evini ziyaret ettiğiniz o gün,
İda'yı onurlandırdığınızda, kendinizle ilgili bir şeyleri keşfettiğinizde,
tanrıların ruhunuzu beslediğini hissedeceksiniz.
|
|
| sevgiyle... |
|
| gül
bahçesi / ZDG |
|
|