| Siz
de doğa ile ilgili paylaşmak istediğiniz izlenimlerinizi, anılarınızı
bize yazın |
| Mailinizde, yazınızın başlığını ve isminizin yayınlanmasını
isteyip istemediğinizi belirtin. |
|
|
| Uludağ
Zirve Tırmanışı |
Tarih: 09/05/2003 cuma geçen yıldan beri heyecanla beklediğimiz
Uludağ zirve yolculuğumuzun ikincisini gerçekleştirmek üzereyiz
ikincisini dedik fakat ilk gezimizde hava mualefeti nedeniyle
zirveye ulaşamadan geri dönmek zorunda kaldık. Zirveye daha önce
gidemediğimiz için bu sefer hepimiz daha hırslı ve heyacanlıydık
hazırlıklarımızı günler öncesinden tamamladık sürekli
meteorolojik bilgileri aldık çünkü bu sefer zirveye ulaşmamıza
hiçbirşey engel olmamalıydı.

Ekibimiz ben Özcan Büberci arkadaşlarım İlkay Demir,Ahmet İzmirli
ve İlker Aygür olmak üzere Cuma günü saat:16.00 da Bursa'dan özel
aracımızla yola çıktık Saat:17,30 civarında kamp yapacağımız
çobankaya mevkiine geldik. ilk önce kamp yerimizi seçtik ve hemen
uzun ve soğuk geçecek gece için yakacak toplamaya başladık
fakat geçen seneki kadar şanslı değildik karlar henüz erimemiş
ve birçok yer hala karla kaplı olduğundan kamp ateşini yakacağımız
kuru odunları bulmak oldukça zor oldu yinede bize yetecek odunu
toplamayı başardık.
Kamp ateşimizi zorda olsa yakmayı başardık gecenin ilerleyen
saatlerinde, geldiğimizde esen serin rüzgar dinmiş yerini
sessizlik huzur ve yıldızlarla dolu bir gökyüzü kaplamıştı
başta bize hoş gelen bu sessizlik ilerleyen saatlerde yerini azda
olsa endişeye bırakmıştı. Saat:6,00 da kalktık hızla kahvaltımızı
yaptıktan sonra yolculuğumuza başladık. Volfram madeni çıkışı
kardan dolayı bizim için tehlike yaratacağından çıkışımızı
oteller bölgesinden başlatık bu rota biraz uzun fakat bizim için
daha güvenliydi. Amacımız ilk önce küçük zirve, buraya ulaşmamız
için keşişin evi denilen tepeye doğru yürümeye başladık yürüyüşün
nerdeyse tamamı tırmanışla geçiyordu buda bizim oldukça
zorlanmamıza yol açıyordu bu arada önemli bir not; İlker arkadaşımız
tırmanışa başlamadan ayağında bir rahatsızlık hissettiğinden
riske girmedi ve tırmanışa katılamadı. Keşişin evini görüyor
ama bir türlü ona ulaşamıyorduk, sanki keşiş tepe geri geri
gidiyordu nefeslerimiz nerdeyse şimdiden tükenmişti oysa yolun
yarıdan fazlası henüz kat edilmemişti sürekli birbirimize aynı
gazı veriyorduk BU SEFER ZİRVEYE ULAŞMALIYIZ...
Kar olan bölgeleri geçmek gerçektende çok zor oldu özellikle
bazı bölgelerde dizlerimize kadar kara saplanıyoduk. Molalarımızı
biraz daha sıklaştırdık. Zirveye ulaşamadan bütün enerjimiz
burada tükenmek üzereydi.
Ve nihayet keşiş tepedeyiz buraya geldiğimizde zirveye çıkmış
kadar sevindik fakat sevincimiz etrafımıza bakınca çok kısa sürdü
nedeni buradan gözünen manzarada heryer bembeyaz kar. Yerlerdeki
zirve yolunu gösteren izlerden hiçbiri belli olmuyordu bu bizi
birhayli endişelendirdi. Kısa bir durum muhakemesi yaptık ve
yolumuza yön ve oryantirik uzmanı İlkay arkadaşımızın yol göstericiliği
ile devam etmeye karar verdik. Karla kaplı olduğundan çıkamadığımız
volfram rotasından çıkan bir dağcı gurubuda bizi bir hayli
sevindirdi onlar küçük zirveden iple kendilerini emniyete aldıktan
sonra çıkmışlardı. Selamlaşıp biraz sohbet ettikten sonra
onlarla birlikte zirveye ulaşmak için guruba katıldık bize yardımlarından
dolayı Uludağ üniversitesinden Serkan Tuncel ve arkadaşlarına
çok teşekkürler. Uzun yürüyüşün ikinci aşaması başlamıştı
bizde biraz rahatlama vardı çünki zirveyi bizden daha iyi bilen
bir gurupla birlikte yolculuğumuza daha güvenli bir şekilde devam
ediyorduk.

Ve nihayet saat 16.00 yani yürüyüşe başlamamızdan yaklaşık 7
saat sonra zirve göründü ve son bir gayretle zirvede bulunan taşın
yanına ulaştık, derin bir soluk almak için zirvedeki molamızı
verdik hemen resimler çekildi ve tabiki zirve defterini büyük bir
keyifle imzaladık. Hava burda çok açık, bulut bile yok insanın
kendisini kuşlar gibi hür hissettiği nokta herhalde burasıydı.
Etrafımız uçsuz bucaksız dağlarla çevrili tabiki biz hepsinin
üzerindeyiz yani 2553 m deyiz bu gerçekten çok güzel bir
duyguydu. Dönüş yolunu unutmuştuk bütün yorgunluğumuzda gitmişti.
Zirveye veda ederek dönüş yoluna koyulduk.
İniş tabiki tırmanıştan daha kolay oldu geldiğimiz rotayı
takip ederek tekrar oteller bölgesine geldik saatlerimiz 19,30 u gösteriyordu
gidiş ve dönüşümüzle birlikte 10 saatlik yolculuğumuz zirveye
ulaşmış olmanın verdiği gururla yorgun ve mutlu bir şekilde
sona ermişti. Başka güzel organizasyonlarda tekrar görüşmek
dileklerimizle.
ÖZCAN BÜBERCİ / İLKAY DEMİR / AHMET İZMİRLİ / İLKER AYGÜR
|
|
|
|
|