Marina Baumeister Karaca & Tanışmamız
Sevgili Marina Hanım (1) ile
tanışmamız İnternet vasıtasıyla oldu. İzmit'e ilişkin İnternet
ortamında eski bilgilere ulaşmaya çabaladığım, günler aylar süren
uğraşılar sırasındaydı. Bir gün Nicomedia Projesi diye bir
yere rastlamıştım. Bazı bilgiler yer almaktaydı eski İzmit'e
dair. Bazı projeler ve tasarımlar. Site İstanbul Kanlıca Lions
Kulübü'ne aitti (2). Buraya iki
adet ileti göndermiştim, bilgi paylaşımı ricası ile. Ardından
gelen iletiler karşı iletiler, beni bir toplantılarına davet edişleri,
Marina Hanımın bir gün beni İzmit'li Numan Gülşah (3)
ile tanışmam için yönlendirmesi, Numan Gülşah ve onunla yakın
çalışan gençlik arkadaşım Soner Kılıç'a ulaşmam.
Sonraları Nicomedia Projesi kapsamında gerçekleştirdiği ve
bir ayağı İzmit Tenis Kulübü'nde (4)
oynanan Nicomedia Tenis Turnuvası (5)
ön hazırlığı için İzmit'e gelişinde tanışmamız. İri kıyım
oldukça kilolu ama görüntüsünün dışında şaşırtıcı bir
ataklığı, hareketliliği olan bir bayandı. Terliyordu ama ne
uzun yürüyüşlerden, ne araba kullanmaktan ne de koşuşturmaktan
geri durmuyordu. Tenis Kulübü'ndeki kahvaltı sohbeti sonrası
Fuar Müdürlüğü'ne dek yürüyerek gitmiş ve orada Fuar Müdürü
ile bir görüşme yapmıştık.
İstanbul'da Harp Akademileri karşısında bir yerlerde Enka
Spor Tesisleri'nde (6) düzenlenen
Nicomedia Tenis Turnuvası kapanış karşılaşmaları ve Ödül Töreni
etkinliğine davet edilmiştik. Belediyeden sağlanan bir minibüs,
yerel gazetelerden iki muhabir arkadaş, Soner Kılıç (7),
Ruhan Odabaş (8), Numan Gülşah ve
ben. Bu turnuva, İzmit'in adını duyurmak ve kentimize ilgi çekmek
için düzenlenmişti. Karşılaşmalar sonunda gerçekleştirilen
ödül töreni öncesi Numan Gülşah, İzmit'in sahip olduğu
tarihi mirasımız hakkında, çekilmiş görüntülerle bir konuşma
yapmıştı. Böylece geniş bir kesim karşısında İzmit'in adı
duyulmuş ve nelere sahip olduğu öğrenilmişti. Bu turnuvanın
bir ayağına emekli, dünya çapında ünlü tenisçi Bodo Nitsche
(9) de katılacak, İzmit'te bir iki
gösteri maçı yapacaktı.
Bu karşılaşma öncesi Marina Hanım yine İzmit'e gelmiş,
tekrar görüşme ve birlikte İzmit'in bazı güzel köşelerini
paylaşma olanağı bulmuştuk. İzmit Bağçeşme Şehitlik Korusu
(10) içinde bulunan Bayraktar
Burcu'na gitmiş, İzmit'te yaşadığı kabul edilen ve sembolik
olarak buradaki kulelerden birisinde tutsak edildiği kabul edilen
Santa Barbara'nın (11) hapsedildiği
yeri gezmiş, ardından Pembe Köşk'e (12)
uğramış ve en son Çukurbağ Mahallesi, Numan Gülşah konutunun
bahçesinde bulunan Roma dönemi tarihi kalıntıları ziyaret etmiştik.
Marina Baumeister Karaca & İzmit
Marina Hanım İzmit'in tarihi dokusu ile uluslararası ortamda adının
duyulması ve İzmit'te tarihi mirasımızın korunması için belli
çaba sarf eden birisidir. Burada günlük yaşam içinde hayata geçirilebilecek
bazı projelerin olurluğunu kanıtlayabilmek için uğraş
vermektedir. İzmit'in sahip olduğu bilinen bazı uluslararası yönleri
ile dikkat çekmesi gerektiğine inanmış ve bu alanda özellikle
İtalya, Almanya ve Avusturya'da uğraş verdikten sonra, Santa
Barbara ile bağ kurarak ABD California'daki Santa Barbara kenti ile
İzmit'in kardeş kent ilan edilmesi için çaba sarf etmiştir. Bir
süre sonra Kanlıca Lions Kulübü ile bağları bir şekilde
kesilmiş ama İzmit'e olan ilgisi devam etmiştir. İzmit'e Avrupa
Birliği adına Avrupa Kenti belgesini veren grupla İzmit'e gelmiş,
kişisel bağlantı ve çabaları ile 18 Ekim 2002 Cuma günü
Uluslararası İstanbul Kadınlar Birliği'nden (IWI) bazı
temsilcileri İzmit'e getirme olayını düzenlemiştir.
Böylece farklı etkinlik ve olanaklara sahip olan IWI üyelerine,
İzmit'in ne gibi bir tarihi ve doğal mirasa sahip olduğunu bizzat
göstermiş olacak, böylesi bir buluşma ile belki de kentimiz bazı
kültürel ve sosyal projelere uluslararası destek ve parasal katkı
bulma kapılarını aralamış olacaktı. Böylesi bir buluşmayı
ise İzmit'te güvenip saygı duyduğu Numan Gülşah, Soner Kılıç
gibi İzmit-severlerin yakın desteklerine güvenerek gerçekleştirmiş
olacaktı. Ben de böylesi güzel buluşmaya çekeceğim görüntüler
ve bir yazıya biraz olsun baharat eklemiş olacaktım. Olaya tat ve
lezzet katmış olacaktım. Bizler Marina Hanım gibi İzmit sevdalılarıyız.
Kentimiz ve tarihi mirasının korunması ve yarınlara aktarılması
için elimizden, yüreğimizden gelen gayret ve çabaları seve seve
yapmaktayız.
İzmit'in Göstereceği Neleri Var ki!
Hemen ilk ağızda, İzmit'in tarihi miras olarak göstereceği
neleri olabilir ki denilebilir. Hani bunlar nerede? Değil sadece
tarihi miras, İzmit'in sahip olduğu doğal güzelliklerinin yanında,
medeniyetler karması kültürel olguları ve de yaşayan hala nice
farklı özellikleri vardır. En sıradan olanları sıralayacak
olursak, Simit ve Pişmaniye ilk aklan gelenler değil mi?
Bir göz atalım bakalım İzmit'imizin neleri varmış; Kent
Duvarları, Kent Giriş Kapıları, Kaleler ve Burçlar, Paşa Suyu
Su Kemerleri, Su Sarnıçları, Ayazmalar, Midde Kuyusu, Ogüst Tapınağı
Kalıntıları, Roma Saray Kalıntıları yada başka Roma Donemi
Yapı Kalıntıları, Roma Antik Tiyatro Kalıntıları, İmparatorluk
Gizli Ulaşım Tünelleri, Osmanlı'dan, atalarımızdan yadigar
kalan ama ilgisizlik ve lafazanlıktan kaderlerine terk edilen
Hamamlarımız, Çeşmelerimiz, Camilerimiz, Ahşap Konaklarımız,
Saraylarımız, Saat Kulesi ve Kasr-ı Hümayun. Evet ilk akla
gelenler. Bunlarla sınırlı olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Bir bakalım o zaman daha nelere sahipmişiz İzmit'imizde tarihi
miras olarak.
ABD & Fransız Misyon Okulları, Ahşap Konutlar, Akçakoca Türbesi
& Camisi, Armaş'ın Kitaplığı, Azize Faustina Ayazması,
Azize Vasilissa Ayazması (Çınar Pınarı), Bağırganlı, Seyrek,
Sarısı, Miço Koyu, Kerpe, Kefken, Cebeci ve Çamkonak gibi nice güzelim
Karadeniz sayfiye beldelerimiz, Bahçecik (Bardızag) Amerikan
Misyon Okul Yapısı (Bihynia High School), Balık Çiftliklerimiz,
Bitinya, Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri değerleri,
Çınar Ağaçlarımız, Çiçek Seralarımız, Darıca ve
Eskihisar'da yer alan Tarihi Mekanlar, Demir Yollarımızın Öyküleri
ve İstasyon Yapıları, Doğantepe'de Elektrik Üretim Sistemi Kalıntıları,
Diliskelesi Kilise Kalıntıları, Diliskelesi Demiryolu Köprüsü,
Eski Camiler, Eskihisar Kalesi, Eskihisar Osman Hamdi Bey Müzesi,
Fes ve Çuha Fabrikaları (Olasılıkla Kullar'da), Fransız Frerler
Okulu (College St. Barbe), Fransız Misyon Yapısı, Gebze Çoban
Mustafa Paşa Külliyesi ve Müştemilat Yapıları ve diğer Osmanlı
Eserleri, Gebze'de yer alan Osmanlı Eserleri, Hereke (Yukarı)
Osmanlı Değerleri, Hereke Halı Fabrikaları, Hereke Kalesi,
Hereke Wilhelm Köşkü, Hikmetiye (B.Derbent) Osmanlı Camisi, Kandıra
Baba Tepesi Akçakoca Anıt Mezarı ve Camisi, Kandıra, Kapanca
Sokağı, Kartaca'nin eşsiz kralı Anibal'ın Öyküsü ve Mezarı
(Hannibal Barca), Kent Duvar Kalıntıları, Macar Kolonileri, Macar
kökenli Kuruc Prensi Imre Tökeli, eşi Zrinya Ileni, Malta Pınarı,
Midde Kuyusu, Nekropol, Osman Hamdi Bey Konutu, Osmanlı Mezar
Tasları ve Yazıtları, Osmanlı Tarihi Çeşmeleri, Roma Mezar Kalıntıları,
Santa Barbara, Santa Pandeleon, Su Kemerleri, Su Sarnıçları,
Surlar ve Burçlar, Tarihi Akmeşe (Arbaş, Armaş, Armach, Armaşa)
ilçesi ve Akmeşe Su Değirmeni, Tavşancıl Ahşap Konutları,
Üçtepeler (Lazlar Mahallesi) Tümülüsleri, Yahya Kaptan Anıt
Mezarı, Yarımca Antik Kalıntıları, Yarımca Atalar Camii, Yukarı
Hereke Osmanlı Camisi, Yukarı Hereke Roma kalıntıları. Ve... İnanın
liste uzayıp gidiyor, kentimiz kim bilir benim gözümden kaçan
daha ne çok zenginliklere sahip. Kentimde var olduğunu bildiğim
Roma Tünelleri konusunda bizzat gidip gördüğüm ve görüntülediğim
bir yer yok. Ama var olduklarını biliyorum (13).
Ziyaret Öncesi Yerel Basından Haberler
Ali Gündoğdu köşesinde ziyareti konu yapmıştı. Başlığı
"Dünya Kadınları, tarihi yerleri incelemeye geliyorlar"
şeklindeydi. Dünya Kadınlar Birliği (IWI) üyelerinden 50 kişilik
bir heyetin ilimizi ziyarete geleceğini ve bazı yerleri
gezeceklerini, misafirleri kentimizde kurulu 15 STK adına Sivil İnisiyatif
Kurulu'nun karşılayacağını belirtmiş. Misafirlerin gezeceği
yerleri sıralayıp, aynı gün öğleden sonra İTO Bithynia
Club'ta yenilecek yemek sonrası ziyaretçilerin ilimizi terk edeceğini
belirtmişti. Sivil İnisiyatif Kurulu'na hangi STK'ların dahil
olduğunu açıklamıştı (14).
Ali Gündoğdu, 18 Ekim 2002 Cuma günü İzmit'e gelecek olan
IWI adına 50 kişinin ziyaretinin ayrıntılarını da vermişti.
Biz bunu hafta sonu Numan Gülşah ve Soner Kılıç ile konuşmuştuk.
O gün için izin istemimi de dün yapmıştım. Haberde İzmit
Yerel Toplum Örgütleri Sivil İnisiyatif Kurulu'na bağlı 15
derneğin ortak hareketi olarak aktarmış konuyu. Ama bunu asıl
kotaran dostumuz Marina Baumeister Karaca. Heyet Çukurbağ
Mahallesi'ndeki Numan Gülşah'ın konutunun hemen arka bahçesindeki
Kazı Alanı'nı, Üçtepeler Yolu üzerinde, Otoyol güneyinde
kalan Nekropol Alanı'nı, İzmit Gar Yapısı, Kapanca Sokak, Şehitler
Korusu ve burada yer alan Kule'yi, İzmit Sarayı yani Kasr-ı Hümayun,
Roma Tüneli, Fuar alanı Yönetim yapısı doğusunda kalan tarihi
eserlerin sergilendiği Açık Müze (!) gibi belli tarihi ve kültürel
yerleri ziyaret edecekmiş. Ziyaret sonrası öğle yemeği İTO,
Club Bithynia'da yenilecek ve heyet 16:00 sularında kenti terk
edecekmiş.
Gezi düzenlemesini yapan kurulda, Çevre Derneği, Düşkün ve
Yaşlıları Koruma Derneği, Emekli Aktif Kadınlar Derneği
(EAKD), Genç Kocaeliler Derneği (GKD), Huzurevi Derneği, İzmit
Eski Evleri Yaşatma Projesi (İZEYAP), İzmit Kent Merkezi Derneği
(İKM), İzmit Lisesi Mezunları Derneği (İzlider), İzmitliler
Derneği, KASK, Kocaeli Dokümantasyon Merkezi (KDM), Kocaeli Müzelerini
Sevenler & Dostları Derneği, Turizm Derneği, Yardım Sevenler
Derneği yer alıyormuş.
Daha önceleri bu İnisiyatif Kurulu'nda KYÖD (Kocaeli Yüksek
Öğrenimliler Derneği) de vardı ama sonraları bu kuruldan ayrıldılar.
Bu çeşit düzenlemelerin İnisiyatif Kurulu'nca yapılması STK
(Sivil Toplum Kuruluşları) adına oldukça yararlı oluyor düşüncesindeyim.
Hem ortak bir güç, bilgilenme ve bilinçlenme yaşanmış oluyor
hem de kente ilişkin tanıtım ve sorunlara yaklaşım konusunda
ortak bir paydada birleşilmiş oluyor (15).
İzmit Çukurbağ Mahallesi'nden bir konut hafriyat çalışmasında
bulunup, sonra gizlice Üçtepeler Yolu üzerinde bir yere bırakılan
Roma dönemi Herkül Heykeli (16),
Kasr-ı Hümayun bahçesinde ortalık bir yere atılmış. Bu alan
uzun süredir, SİT Alanı'na Vali Konağı'nın yapılmasından ve
Adliye Yapısı'nın İzmit Doğu Girişi'ne taşınmasından beri
yasak bölge. Her şey mezbelelik durumda. En son Kasr-ı Hümayun'un
onarılması için Kocaeli Valiliği tarafından başlatılan onarım
çalışmaları da sürüyor. Uluslararası İstanbul Kadınlar
Birliği temsilcilerinin (IWI) bu alana girmesine Müze Müdürlüğü
de izin vermemiş (17).
Başka bir haber de IWI üyelerini karşılayacak olan heyetin,
yani ortak hareket edecek STK'nın yöneticilerinin Kültür Müdürü
Ercan Yaman ile yaptıkları toplantıyı konu alıyor ve genel ve kısa
bilgiler içeriyordu (18).
En ayrıntılı bilgileri sağlayan, "Dünya Kadınlar Birliği
İzmit'te" biçiminde güzel bir konu başlığı ile köşesinde
olaydan söz eden Ruhan Odabaş olmuştu. Gelecek konukların ne için,
hangi amaçlarla, kimin adına ve neyi görmeye ve izlemeye
geleceklerini, IWI'nin ne olduğunu, bu heyeti oluşturan kişilerin
etkinlikleri ve bağlantıları konusunda irdelemeler yapmıştı.
Ve bazı STK'lar ile diğer yetkilileri bir şeyler yapmaya özendiriyordu
(19).
Uluslararası İstanbul Kadınlar Birliği
IWI (International Women of Istanbul)
Herkes Dünya kadınlar Birliği'nden söz ediyordu, basında bu
dernek için kullanılan IWI için İnternet'te kısa bir araştırma
yaptım. Sayfalar dolusu bilgiler arasından en sonunda IWI adresine
ulaştım. Sayfa İngilizce'ydi. Derneğin Adı Uluslararası İstanbul
Kadınlar Derneği idi ve bunun İngilizce'si de International Women
of Istanbul (IWI)'ydi. Sayfada derneğin bir Türk derneği olduğu
açıklanıyor ve amaçlarının eşleri yabancı olan ve
memleketlerinden başka yerlerde yaşama durumunda olan bayanlar
arasında dayanışma ve bilgilendirme sağlamak olduğu
belirtiliyordu. Hatta dernek kuruluş kayıt numarası Türkçe
olarak verilmekteydi.
Sayfada derneğin amaçları, etkinlikleri, yayınları ve üyelik
koşullarına dair ayrıntılı haberler yer alıyordu. Derneğin
iki başkanı olmalı, çünkü Syndee Voigt (20)
adının altında eş-başkan (Co-chairwoman) yazmaktaydı. Dernek
İstanbul kadınlarını kapsamış olsa da diğer ulusal ve
uluslararası kadın dernekleri ile de bir tür ilişkileri olmalıydı.
İşte İzmit ziyaretleri bu kapsamda Dünya Kadınlar Birliği ile
yaptıkları bağlantı ve dayanışma ile gerçekleştirilmiş
olacaktı sanırım.
Yabancı kökenli olan ve bir Türk ile evli bulunan aynı
zamanda İstanbul'da oturmakta olan bayanlar yaşadıkları sorunları,
dertleri, kültür farklılıklarını, Türk vatandaşlığı
konusunda yaşadıkları sıkıntıları, oturma izni almak için
her bir seferde yaşadıkları bürokratik sorunları çözme,
bunların üstesinde birlikte gelme konusunda anlaşmış ve bir şekilde
bir araya gelmiş olmalılar. Derneğin adı her ne kadar İstanbul
bulunsa da eminim diğer kentlerde oturan yabancı bayanlar da bu
derneğe üye olabilirler yada bazı konularda dayanışma içersine
girebilirler (21).
İzmit Otoyol Gişelerinde Bekleyiş & Karşılama
Ben ve ablam Heyecan konukları karşılamak için doğrudan İzmit
Otoyol Giriş Gişeleri bölümüne gittik. Ali Osman Bey de kent içinden
gelecekti. Arabamı uygun bir yere park ettim. Kent İnisiyatif
Kurulu tutulan bir otobüs ile gelecekti. Yerel basın ve
televizyonlardan gelen muhabirler ise yavaş yavaş alana
geliyorlardı. Kurul da tanıdıklarım da vardı. İzmitliler Derneği
üyesi Erkan Bilgisu ve eşi, Emine Keskin, Başkan Ali Kanbak,
Numan Gülşah, Soner Kılıç, önceki dönem İzmit Müze Müdürü
Avni Dilbaz, Esin hanım, Müzeyyen hanım, Tümikom'dan bir bayan.
Ve yüzleri aşina olan diğerleri.
Bekleyiş anında belli anları görüntüledim. Konuklar saat
11:00 sularında geleceklerdi. Tam da vaktinde geldiler. Bir otobüs
bayan. Başlarında onlara bilgi veren, açıklamalarda bulunan
Marina Baumeister Karaca. Otobüs gişelere girerken ilk görüntülerini
aldım. Gişelerden sonra duran otobüsün açılan kapısına kurul
üyeleri yaklaştı ve kentimize hoş geldin cümleleri ile sanırım
çiçekler sunuldu. Burada fazla bir bekleme yapılmadı. Ben ablamı
Emine Keskin ablamın yanına emanet ederek geride kaldım. Aracımı
burada bırakıp arkadaşlarla gitme durumum olmadı. Ali Osman
Bey'i bekleyecektim. Ziyaret Programı'nı öğrendim. Bir sonraki
adımın neresi olacağını teyit ettim.
Üçtepeler Yolu, Otoyol Kenarı Nekropol Alanı
Nekropol Alanı'na gitmek için ben kısa yolu kullanmak istedim.
Kent içi trafiğine girmeden, kolayca ve hızla ulaşabileceğim
yollardan. Ali Osman bey ile telefonla konuştuk. Kendisini Eski
Askeri hastane Yolu üzerinde alacaktım. Bu kesimdeki trafik ışıklarından
içeri girip Eski Sarı Kışla Yokuşu'nu tırmandım. Yokuşu çıktıktan
sonra Turgut Mahallesi Camii batı tarafındaki yol ile Çınar Pınarı
önüne geldim. Burada yol ikiye ayrılır. Birisi kent içinde doğru
gider diğeri ise dik olarak çıkar ve Bağçeşme Camii önüne
ulaşır. Ben dik olan yol ile doğrudan Bağçeşme Mahallesi'ne
geldim. Buradan mezarlık içersinden devam edip Şehitlik önünden
su deposu önlerine geldim. Yolda sol tarafta geçen yıl yapımına
tanık olduğumuz restoranın tabelası vardı. Grand Hill diye. Bu
sükselerimiz hep kendimizedir. Neden Grand Hill? Kocatepe desek
olmaz mı? Çok mu yabancı müşteri var İzmit'te? Bizde yabancı
hayranlığı ve yabancı marka hastalığı vardır. Sadece buna
uyulmak ve bu kuralın dışında kalınmak istenmez. Koskoca Koç
Holding'in Rusya'da kurduğu Alışveriş Merkezlerin adını Ram
Store koyması gibi bir şey bu. Ama ben çocukluğumdan beri Škoda'nın
Türkiye'ye geldiği için Türkçeleştiğine tanık olmadım doğrusu.
Nekropol
Nekropol. Bu Eski Yunanca birleşik isim olup iki kelimeden oluşur.
Yunanca Nekros ve Polis kelimelerinden oluşmuş bir birleşik ad.
Nekros: ceset demektir. Yani ölü. Polis ise kent, şehir demektir.
İkisi bir arada Genel ve büyük ezarlık demektir. Necropolis: Sözlük
anlamı ile mezarlık, özellikle antik zaman kentlerinde yer alan büyük
ve geniş mezarlığa denir (22).
Nekropol(is) kelimesi Roma'da via Appia'nın iki yanında ki
mezarlar, Pompei'deki mezarlıklı yol ve Hıristiyan katokopları içinde
kullanılabilir (23).
Nekropol Alanı, otoyol toprak çıkarma çalışmaları sırasında
gün yüzüne çıkmış, bir Bizans dönemi kilse ve eklenti yapıları
kalıntısıydı. Burada İzmit Müze Müdürlüğü'nün yaptığı
kazı sonucu bazı değerli buluntular elde edilmiş. Burasını görüntülerken
benim edindiğim izlenim ve bilgiler ise şöyleydi. Kilise ve
eklenti yapıları, toprak yapısı yumuşak ve kaygan olan zemin üzerine
oturtularak yapılmıştır. Kullanılan malzemeler arasında devşirme
mermer blokların olması, Bizanslıların Roma döneminden kalma
bazı malzemeleri burada kullandıklarının kanıtıdır. Yapı bir
tür manastır olmalıydı. Hala ayakta olan iki adet kemerli oda
vardı. Geniş ve orta yerde yer alan salon kilisenin ana bölümü
olmalıydı. Bu kesim yapının doğu tarafındaydı. Geri tarafta,
batıda yer alan diğer odalar ise dini görevlilerin kullandıkları
alanlar olmalıydı. Kilisenin güney tarafında bir mezarlık olmalıydı.
Çünkü bu tarafta, burada görev yapmış bazı papaz yada din görevlilerinin
mezarları olmalıydı. Orada burada yer alan ve üzerlerinde Eski
Grekçe yazılar bulunan mermer taşlar okunup deşifre
edildiklerinde bazı bilgiler sunabilirler bize.
İlk Karşılaşma& Yakılaşma
Yokuştan aşağıya inip otoyol kıyısında aracıma uygun bir yer
bulup park ettim. Konuklar ve kurul buraya gelinceye dek biz
Nekropol Alanı'nda gezinecektik. Bir süre sonra ziyaretçiler
geldiler. Konukları ayrı ayrı ilk kez burada görme olanağı
bulmuştuk. Gazeteciler ve TV muhabirleri görüntü almaya çalışıyorlardı.
Marina Karaca ortada bilgi aktarıyordu o gür ve tok sesi ile. İngilizce
olarak. İlkin herkesin doğal olarak Türkçe bilmediğini düşündüm.
Ama yanıldığımı kısa süre sonra anlayacaktım. Bende her fırsatta
görüntü almaya çabalıyordum. Ama fark ettim ki bu onları
rahatsız ediyordu. Benim görüntüleri serbest-çalışan bir gönüllü
olarak aldığımı diğer arkadaşların ise basın adına çalıştıklarını
açıklama durumunda kalmıştım. İşte bu konuşmalara sırasında
gördüm ki bayanların çoğu Türkçe biliyorlardı. Elbette İngilizce
de bilenler vardı. Konuştuğum iki bayan Hollanda'dan gelmişlerdi.
İngiliz ve ABD kökenli olanlarda vardı.
Bu bilgilenme anından itibaren ben mümkün oranda Türkçe konuştum
hep. Alanı gezme, inceleme ve bilgilenme zamanı oldukça geniş
tutulmuş oldu. Önce konuklar bir arada, sonra biz İzmitlilerle
birlikte resimler çekildi. Sabahki hava koşullarına göre sıkı
giyinmiştim ama pişman oldum. Sıcaklık 30 derecelere vurdu.
Terden sırılsıklam olmuştum. Açıklamaları çoğunlukla Avni
Dilbaz yapmaktaydı. Çevirileri ise Marina Karaca. Buradan
bayraktar Burcu ve Şehitlik Alanı ziyarete dilecekti.
Bayraktar Burcu, Şehitlik ve Santa Barbara Kulesi
Sonraki duraklama Şehitlik'teydi. Ben yine önce geldim buraya. Sürekli
görüntü almaktaydım. Görüntüleri İnternet'te bir adrese yükleyeceğimi
açıklıyor ve bu ziyaretin öyküsünü kaleme alacağımı söylüyordum.
Yazının doğal olarak Türkçe olacağını ama şayet bana Türkçe-İngilizce
bilen birisinin yardımcı olması ile bu yazının İngilizce'ye çevrilebileceğini
aktarıyordum konuştuğum bayanlara. Site adreslerimin ve email
adresimin yazılı olduğu küçük kağıtçıkları dağıttım.
Bir kısmını da Marina Karaca'ya vermiştim dağıtması için.
Buraya gelinme gerekçesi, İzmit'te doğup burada öldüğüne
inanılan ve Katolik ve Ortodoks Kiliseleri'nce kutsanmış ve belli
"Hıristiyan Kutsal Kişiler" belgelerinde kaydı bulunan
Azize Barbara ile ilgiliydi. Yunanca adı ile Aya Varvara. Santa
Barbara'nın öyküsü özellikle Ortodoks kökenli kiliselerde ve dünyanın
dört bir tarafında onun adına yapılmış, kilise, şapel ve
kentlerde yaşatılmakta ve onun burada, kentimizde, eskilerin adı
ile Nicomedia'da, İzmit'te doğup büyüdüğüne ve inanç olarak
Hıristiyanlığı kabul ettiği için ölüme mahkum edildiğine,
İzmit sırtlarında bir kulede hapsedildiğine ve sonra da babası
tarafından "şehit-martyr" edildiğine inanılır.
Ziyaretçilerin bir kısmı kuleye çıkıp İzmit'in genel görüntüsünü
izlerken, diğer bir kısmı burada yer alan çay bahçesinde
oturdu. Bir kısmı ise dışarıda kendi arasında sohbet etti.
Kapanca Sokağı ve Pembe Köşk
Önceki yıllarda tipik Osmanlı tarzı Ahşap Konutlar'ın korunma
altına alınıp onarıldığı bir sokak vardır İzmit'te. Adı
Kapanca Sokak'tır. İZEYAP, İzmit Evlerini yaşatma Projesi Derneği
bu sokakta yer alan bazı konutların onarılmasını üstlenmiş ve
yapına ön-ayak olmuş. Kurul üyeleri ve konuklar bu sokağa doğru
gelirlerken, bu sokakta yaşamakta olan bir yaşlı amca Numan Gülşah
beyi tanıdı ve kendince sinirlendi. Söylenmeye başladı. Onun bu
tavrı ve tavrında ısrarcı olması, grupta bulunan kişileri de
üzdü ve istenmeyen bir tartışmanın Yumurtacı Camii ile Pembe Köşk
önünde yaşanmasına yol açtı. Yaşlı amca bu sokakta yer alan
konutunun koruma altına alınmasına kızmış olmalı. Eski
konutunun yerinde, diğer benzer konut sahiplerinin bir şekilde bir
yolunu bulup yeni yüksek yapılar diktiği gibi yeni bir yapı
yapamadığı için kızıyor ve sinirleniyor olmalıydı.
Konuklar ilkin Pembe Köşk'ü gezip dolaştılar. Pembe Köşk,
Sırrı Paşa Yokuşu'nun ve Sırrı Paşa Malikanesi'nin güney
tarafında yer alan bir yapıydı. Kocaeli Valiliği, burada yer
alan üç katlı eski bir konutu onartıp, buranın Cafe ve Restoran
olarak işletilmesini sağlamıştı. Ama bazı parasal nedenlerle işletmeciliği
bırakılmış ve burası kiralanarak işletmeye açılmıştı. Geçen
yıllarda biz hem arkadaş grupları ile burada bulunmuş hem de değişik
zamanlarda diğer arkadaşlarla gelmiştim. Ortamı ve hizmetleri
kanımca iyiydi. Pembe Köşk ziyaretinden sonra grup Kapanca Sokağı'ndan
aşağıya inip burada yer alan ahşap konutları izledi. Bizde bu
sokakta birisi Kore diğeri İngiliz kökenli bayanlarla anı
resimleri çektirdik.
Çukurbağ Mahallesi Kazı Alanı ve Numan Gülşah Konutu
Grup daha sonra Çukurbağ Mahallesi'ndeki Kazı Alanı'na geldi.
Ben daha önce buraya ulaşmıştım ama ara sokakları dolaşmama
rağmen aracımız park edebilecek bir yer neredeyse bulamayacaktım.
En geri sokak aralarına dek her yer park etmiş araçlarla doluydu.
İlk gezilen yer, Numan Gülşah'ın konutunun bir ev daha doğusunda
kalan alandı. Bu boş alanda 17 Ağustos 1999 depremi öncesi bir
konut varmış ve yıkılmış. Geri kalan yerde Roma dönemine ait
heykeller, sütunlar ve alanın bir zamanlar Yahudi yada Hıristiyan
Mezarlığı olarak kullanılmasından dolayı mezar kalıntıları
ve insan iskeletleri ortaya çıkmış. Benim dahi ilk kez çıplak
gözle gördüğüm, elinde bir kalkan olan Romalı Asker heykeli yıkıntılar
arasında ve duvar gibi yükselen toprak altındaydı. Avni Dilbaz'a
göre burada yer alan Roma Sarayı M.S. 537'lerdeki şiddetli
depremde yıkılmış. Bu heykelin resmini görmüştüm. Tanıklar
gözlerine inanamadılar. Burada ayrıntılı ve etraflı bir kazı
yapılmalıydı. Ama böylesi bir kazı yapılabilmesi için
Mahallenin istimlak edilmesi, konut sahiplerine paralarının ödenmesi,
burada çalışacak işçi ve görevlilerin giderleri, ücretleri vb
işler için büyük paralar gerekiyordu. Böylesi bir para da
ilgili mercilerde elbet yoktu.
İzmit Müze Müdürlüğü'nun kısa bir kazı yaptığı başka
bir alan ise Numan Gülşah'ın konutunun arka bahçesiydi. Burada
ise zemin mozaikleri, sütunlar, heykeller ve bazı diğer değerleri
mermer kalıntılar bulunmuştu. Ama kazı yarım bırakılmış ve
devam ettirilmemişti. Bu kesimin gezilmesi ve basına görüntüler
verilmesi ve bazı açıklamalar yapılması sonrası gidilecek yer
antik bir Roma Tüneli'ydi.
Roma Tüneli
İzmit'te olduğunu bildiğim ama bireysel mülk içinde olduğu için
gidip görme fırsatı bulamadığım ve bizzat görüntüleyemediğim
bir tarihi değerimiz vardı. Roma Tüneli. Baç Urgancı Camii sırtlarında
bulunan Su Sarnıçları'nı görüntülemiş ve gezmiştim. Tütüncü
Mehmet Efendi Konutu altında var olan su sarnıçları gibi Roma Tüneli
de inanılması güç bir yerdi. İşte bugün bu vesile ile bu görkemli
yere ulaşmış olacak ve görüntülemiş olacaktım. Tünel, Numan
Gülşah konutunun bulunduğu sokağın batı tarafında yer alan
ara sokakla ulaşılan bir alt sokakta, kocaman bir apartman yapısının
en alt katında yer almaktaydı. Dışarıdan bakıldığında böylesi
bir apartmanın bodrum katında böylesi görkemli ve büyük bir
Roma Tünel kalıntısının olduğuna kimse inanmazdı. Yapının
bodrum katına inildi hep birlikte. Dar bir kapıdan en alt kata.
Kapıdan girişte tünelim muazzam kemeri görünmekteydi. Üstünden
beton kolon geçirilmiş ve kazı esnasında bu kesim kırılmıştı.
Apartman yapısının altı tamamen tünelle kaplıydı. Üste
ise bilmem kaç katlı apartman. Avni Dilbaz'ın tünel hakkında
verdiği bilgileri konuklara İngilizce olarak aktarmak bana kalmıştı.
Tünel Roma dönemlerinde yapılmış olan ve o zamanların kentini
dört bir yana saran diğer benzer tünellerde bir tanesiymiş. Yüksekliği
7 metre, genişliği 7 metre. Bu kesimde bulunan tünelin uzunluğu
70 metreymiş. Bu tünellerden atlı arabalar geçmekteymiş. İlk bölümden
sonra küçük bir kapı ile diğer tarafa geçilmişti. Bu kısmın
ucu kapalıymış. Oluşan depremlerde tıkanmış. Zaten ortada bir
toprak yığını yer alıyordu. Benim durduğum toprak yığınının
hemen üstünde ise tünele temiz hava sağlayan baca deliği. Bu
deliklerden her on metrede bir başka delikler yer almaktaymış. Tünelin
aydınlatma konusu da belli mesafelerle belli yerlere yerleştirilmiş
özel aydınlatma düzenekleriyle sağlanmaktaymış.
Numan Gülşah Konutu, Yeni Kültür Merkez Yapısı
Giriş kısmının güney ucunda dört beş genç beyaz kıyafetler
içinde Romalı kişiler görüntüsü sağlamaya çalışmaktaydılar.
Ellerindeki mumlarla görüntüleri farklıydı. Aralarına girip bu
değişik görüntüde benimde yerim olmalı dedim ve onlarla resim
çekildim. Tünel çıkışı gidilen yer, yeni düzenlenen ve çeşitli
STK gruplarının merkez olarak kullanmaya başlayacakları ve bir kısmının
da yeni taşındıkları, üç katlı Numan Gülşah konutuydu.
Depremde hasar gören yapının bir yada iki katının Numan Gülşah
yıktırtmıştı. Artık bu yapı sadece İzmit için gönüllü
hizmet veren çeşitli sosyal ve kültürel derneklerin bir arada
olacakları bir merkez olacaktı. Tüm konuklar ve kurul üyeleri
odalara doluşmuştuk. İkram edilen lokumları yedik, dağıtılan
soğuk suları içtik. Burada gezi noktalanmış oluyordu.
İTO, Bithynia Club Restoranı
Ziyaret edilecek yerleri ben kendi arabamla dolaştığımdan dolayı
bir sonraki gidilecek yerlere hep daha önce geliyordum. En son uğrak
yeri İTO Sosyal Tesislerinde yer alan restorandı. Burada yemek
yenilecek ve grup geri dönecekti. Ablamla birlikte gelmiştik
buraya. Hazırlıklar restoranın havuz tarafındaki bahçesine yapılmıştı.
Masaların düzeni, üzerlerine dizilmiş soğuk açıcıların görüntüsü
harikaydı. İlkin ablamı fon olarak kullandım görüntülerimde.
Ardından değişik açılardan masaların, üzerlerine dizilmiş soğuk
başlangıç yemeklerinin resimlerini aldım. Değişik ve harika görüntüler
yakalamıştım. Oldukça beğeni toplayabilecek ve izleyende daima
zevk oluşturacak görüntüler.
Ablam arabada iken yemek bedelinin burada yemek yiyen kişilerden
alınacağını, kişi başına yemek ücretinin 15 milyon TL olduğunu
ama her bir yemek yiyenin 18 milyon TL ödeyeceğini öğrendiğini
bana aktardı. İlkin bunu umursamamıştım. Hadi ya öylemi, ne
yapalım bakarız dedim, elimi boşlukta sallayarak. Ama sonra
kafama takıldı. Gerçekten ne ödenecekti yada biz de yeseydik
burada ne ödeyecektim bedel olarak? Neyse dedim. Bu pek önemli değil.
Ama biz üç kişiydik. Ablam, ben ve Ali Osman bey. Bunu düzenlemem
gerek, onların ortalarda kalmamaları gerek dedim.
Bir iki kez dostum Soner Kılıç'tan programın seyrini sorarken
bu yemek konusunu da dillendirmiştim. Yemek düzeni nedir, nasıl
bedel ödenecek, kim ne kadar ödeyecek? diye. Sonuç olarak sadece
yiyenlerin ödeyeceğini öğrenebilmiştim. Görüntüleme işini
tamamladığımda konuklar ve kurul üyeleri de gelmeye başlamışlardı.
Onların koridordan geçişlerini ve kapıdan girişlerini çektim.
Ardından bahçede masalara dağılmalarını, masalara oturmalarını
ve gruplaşmalarını resimledim. Numan Gülşah, Soner Kılıç,
Avni Dilbaz, Ali Kanbak, Marina Karaca ve diğerleri ortada yerlerde
bir yerde bulunan yuvarlak bir masanın etrafında kümeleşmişlerdi.
Sonra bir bir oturdular. Konukların, kurul üyelerinin,
muhabirlerin bir yerlere masalara oturuşlarını izlerken bir
yandan da görüntü almayı sürdürüyordum. Başka bir grup ise
bu masanın hemen önündeki diğer yuvarlak masaya dizilmişlerdi.
Ayrılış
Ben ve ablam ise öylece duruyorduk orta yerde. Önemsiz ve etkisiz.
Niye duruyorduk ki! Bilemiyorum. Bunca önemli ve değerli insan
grubu içinde en azından dostlarımın, beni davet eden arkadaşlarımın
beni de hatırlamalarını bekledim her halde. Hmm. Belki de.
Bilemiyorum. Davet edilmek ve bir kenarda unutulmak yada ne bileyim
adı konulamayan bir durumdu benim için o anlarda. Niye böyle bir
duyguya kapıldığımı da bilmiyorum doğrusu. Bu ilk kez
olmuyordu ki! Daha öncede yaşamıştım benzer durumları üst üste.
Elimde makine dikiliyordum ortalık yerde, öylesine anlamsızca. Öylece,
kıpırtısız. "Görüntüleme görevim" bitmişti ve
gitmem gerekiyordu.
Ben istediğim yemeği, istediğim yerde ve istediğim kişilerle
yiyebilirdim. Madem işim bitmişti. Madem her şeyi görüntülemiştim.
Daha niye duruyordum ki orada! Gitmem gerektiğini anladım. Ve
gittim. Kırgın mıyım? Kırgın olduğum için mi bunları aktarıyorum?
Hayır. İnsanlar, izin verdikleri oranda kırılırlar. Ben buna
izin vermem. Bu bir kez olmuştu. Ben istediğim yerde, istediğim
kadar kalırdım ve giderdim. Öylede yaptım.
Görüntülediklerim ve kaleme alacağım öykü baki kalacak inşallah.
Tüm olanlara değerdi. Sonuçtan mutluydum. Terlememe, koşturmama
ve yorgunluğuma değmişti doğrusu.
Dönüş yolunda, abla dedim nerede yemek yemek istersin? dedim.
Ablam istemedi bir yere gitmek. Ben eve gitmek istiyorum, oldukça
yoruldum, aşırı terledim de. Havanın bu derece sıcak olacağını
kestirebilseydim daha ince bir şeyler giyerdim. Şayet beni eve bırakabilirsen
memnun kalırım dedi. Onu eve bıraktım. Böylesi güzel bir günden,
güzel insanlarla, değişik yerlerden gelmiş farklı insanlarla
bir arada bulunduğum için çok memnun kaldım. Sana teşekkür
ederim dedi. Dönüşte, beğendiğim bir yer vardı, çektim arabamı
önüne. Siparişini verdim sevdiğim yemeklerin. Kafamda görüntülediğim
resimlerin işlenmesi, adlandırılması ve kaleme alacağım öyküye
ilişkin konuların düşünceleri uçuşmaktaydı. Özellikle Roma
Tüneli beni büyülemişti.
Ziyaret Sonrası
Dünkü IWI adına kentimizi ziyaret eden gruba ait haber oldukça kısaydı.
Gün boyu sürekli peşimizde olan bir dizi gazetecinin çektiği sürü
ile görüntü ve aldıkları bir sürü notun karşılığında
ablam doğal ve saf olarak beklemiş ki büyük bir haber ve bir sürü
görüntü yer alacak gazetede. Sabah erkenden gidip bir gazete almış
hemen. Haber, "Dünya Kadınları, İzmit tarihine hayran kaldı"
başlığı ile verilmiş. Birisi Roma Tüneli'nde diğeri ise Numan
Gülşah'ın Çukurbağ Mahallesi'ndeki konutunun yan bahçesinde çekilen
görüntüydü. Geziye 42 kişinin geldiğini ve bazı yerleri
ziyaret ettiğini, İZEYAP Başkanı Numan Gülşah ve eski Müze Müdürü
Avni Dilbaz'ın konuklara bilgilendirme konusunda yardımcı olduğunu
aktarmışlar.
Dünya Kadınları Birliği Başkanı diye IWI eş-başkanı
(co-chairwomen) bayan Sydnee Voigt olarak belirtilmiş. Ama soyadı
Voight diye yazılmış. Bu ne demek? IWI'de iki başkan var demek.
Bilgilerin çoğunu aslında dün ilk elden almışlardı. Ama IWI
hakkında pek ayrıntılı bir araştırma yapılmamış sanırım.
Her bir haber için araştırma ve doğrulama yapılıp yapılmadığını
da doğrusu bilmiyorum. Hafta başından beri haberin konu
edilmesinde sürekli olarak "Dünya Kadınlar Birliği"nden
söz edilmişti. Ama ortada Dünya Kadınlar Birliği'nde daha çok
Uluslararası İstanbul Kadınları Birliği diye bir şey vardı.
Evet, aralarında farklı bayanlarda vardı ama, ayrıntılarını
sevgili Marina'dan öğrenebilirim diye düşünmüştüm. Bunları
bölük pörçük konuşabilmiştim. Sürekli resim çektiğimden,
bu konuşmalar ayrıntıya giremedi. Ama daha çok eşleri Türk
olan ve uzun süredir Türkiye'de yaşayan ve Türkçe'yi en az
bizler kadar güzel konuşup anlayan İstanbullu bayanlar vardı.
IWI zaten eşleri yabancı olan ve belli nedenlerden dolayı
yurtlarından başka ülkelerde yaşamak zorunda kalan bayanların
kurduğu yada üye olduğu ulusal bir dernek. Dernek kayıt
numaraları da var. Ben İnternet'te kısa bir araştırma yaptım
ve sitelerini buldum. Site İngilizce'ydi. Sadece Dernek Kayıt No kısmı
Türkçe. Bu sitede IWI yani Uluslararası İstanbul Kadınları
Birliği hakkında kısa bilgilerin yanında bu derneğin amacı da
açıklanmaktaydı.
Sevgili Marina Hanımın bana sağladığı net bilgileri aktarırsam,
sevgili Sibel Evci dışında, 33 IWI üyesi bayan gelmişti
ziyarete. Ziyaretçilerin çoğu bir Türk ile evli olup uzun yıllardır
Türkiye'de yaşayan yabancı kökenli bayanlarmış. Bunun dışında
kalanlar, çeşitli yabancı kökenli firmalarda üst düzey görev
yapan yabancı kökenli kişilerin eşleri ve konsolosluk yada büyükelçilik
benzeri yerlerde görevli kişilermiş. Bana sağladığı bilgiler
için sevgili marina hanıma müteşekkirim. Hem kendisi hakkında kısa
bir özgeçmiş bilgisi verdi hem de İzmit'imizi ziyaret eden
bayanlar hakkında ayrıntılı bilgi sağladı.
Açıklamalar & Dipnotlar
(1). Marina Baumeister Karaca. Alman kökenli olup bir Türk
ile evlidir ve neredeyse 25 yıldır İstanbul'da oturmaktadır.
Kendisinin bana sağladığı kısa özgeçmişi şöyledir; Lisan
ve Sanat Tarihi eğitimi görmüştür. Türkiye'ye l966 senesinde
gelin olarak gelir. İsviçre kökenli bir Holding için uzun
seneler çalıştıktan sonra emekli olur ve 10-15 sene bir Amerikan
okulunda hocalık yapar. Tenisle haşır neşir olur. Çocukları
da, yani iki oğlu da bir kaç kez Teniste milli oldurlar. Halen
Tenisi çift olarak oynamaktadır. Uluslararası İstanbul Kadınlar
Derneği'nde (IWI) çok seneler önce her türlü vazifede bulunur,
buna Başkanlık da dahildir. Vakti ile Kanlıca Lions Kulübü üyesi
olup bu üyelikten istifa etmiştir. Bir kaç senedir tam bir
emeklidir. marina@kumsal.net Geri
(2). Kanlıca Lions Kulübü;
http://lions-118y.port5.com/nicomedia_pictures/nicomedia_pictures2.htm
Geri
(3). Numan Gülşah; Evli ve bir erkek çocuk babası. Eski
İzmit Çukurbağ Mahallesi doğumlu. İzmit Eski Evlerini Yaşatma
Projesi (İZEYAP) Başkanı. Halihazırda İgsaş'ta görev yapmakta
olup bir İzmit gönüllüsüdür. Geri
(4). İzmit Tenis Kulübü'ndeki karşılaşmamız ve burada
çekilen görüntüleri şu adresten izleyebilirisiniz:
http://community.webshots.com/user/erkankiraz3
Geri
(5). Nicomedia Tenis Turnuvası: Bu turnuvanın İzmit Yerel
basınında yansımalarının ayrıntılarını ise şu siteden
okuyabilir http://lions-118y.port5.com/newspaper_t.htm
görüntülerini
ise http://community.webshots.com/user/erkankiraz3 izleyebilirsiniz.
Geri
(6). Enka Spor Tesisleri; Ayrıntılı bilgi için şu siteyi
ziyaret edebilirsiniz; http://www.enkaspor.com/
. Ama burada gerçekleştirilen
Nicomedia Tenis Turnuvası görüntüleri ise şu adrestedir;
http://community.webshots.com/user/erkankiraz3 Geri
(7). Soner Kılıç: Kars doğumlu olup uzun yıllardır İzmit'te
yaşamaktadır. Eski İzmit'li olup, Seka Çırak Okulu mezunudur ve
uzun yıllardır Seka'da çalışmaktadır. Bir İzmit Gönüllüsü
olup halen İzmit Turizm Derneği Başkanlığını yürütmektedir.
Geri
(8). Ruhan Odabaş: Aslen Artvinli olup kendini İzmitli
kabul eden ve İzmit için uğraş veren verenlere köşesinde
destek çıkan bir kişidir. Yıllarca Petkim'de işçi olarak çalışan
ve sonraları sendikal mücadele veren kişidir. Hali hazırda Özgür
Kocaeli Gazetesi'nde, "Kocaeli'yi Dinliyorum" adlı köşesinde
günlük yazılar kaleme alan bir köşe-yazarıdır.
ruhanodabas@hotmail.com Geri
(9). Bodo Nitsche: Emekli dünya çapında tanınmış eski
tenis şampiyonu. Alman vatandaşı. bodo.nitsche@t-online.de
Geri
(10). İzmit Bağçeşme Şehitlik Korusu: İzmit Bağçeşme
Mezarlığı içinden geçen Üçtepeler Yolu üzerinde, gidişte sağ
kolda kalan, yenilerin Şehitlik ve mesire yeridir. Bu mesire
yerinin doğu-kuzey köşesinde bir sur kalıntısı bulunmaktadır.
Burada Santa Barbara'nın hapsedildiği bilgisini aktarır belli bazı
tarihi kaynaklar. Bu kesim, bir zamanlar Radar Askeri Birliği'nin
burada bulunmasından dolayı uzun süre Radar olarak anılmıştır.
Sonraları bu alan Şehitlik ve Piknik Yeri olarak düzenlenmiş ve
alanın kuzey-doğu köşesine bir çay bahçesi yapılmıştır. Geri
(11). Santa Barbara: İzmit'te yaşadığına inanılan
Ortodoks mezhebi ermişi. Azize. Yunanca adı Aya Varvara. Hıristiyanlığın
Roma İmparatorluğu zamanlarında yayılmaya başladığı
evereler, zengin ve kent elit kademelerinin üst kesimlerinde olan
bir ailenin kızı Barbara, Hıristiyanlığı kabul edince yönetim
ve ailesi buna karşı çıkar ve eski dinlerine dönmesi için
ilkin uyarırılar. Ardından baskı yaparlar. Ama hiçbir şekilde
fikrini değiştirmeyen Barbara ölüme mahkum edilir ve cezanın
ailesi tarafından verilmesi istenir. Babasının bir ticari
seyahate çıkmasından dolayı gelinceye dek, İzmit'in tepelerinde
bulunan ve pencerelerinden geceleri yıldızların ve körfezin
seyredildiği bir kuleye hapsederler. Babası geri dönünce inancında
ısrar eden Barbara'yı, ölüm cezasını bizzat kendisi vermek için
kentten uzak bir yere götürür ve orada kılıcı ile boynunu
vurmak ister. Barbara'nın ölümünden hemen sonra çakan şimşekle
babası da yaşamını yitirir. İşte o gün bugündür, Batılı Hıristiyan
denizciler, madenciler ve demir sanatı ile iştigal eden meslek
erbapları Santa Barbara'yı kendilerine yol gösterici ve Pir kabul
ede gelmişler ve doğan ilk kız çocuklarına onun adını vermişlerdir.
Santa Barbara adına dünyada bir çok yerleşim yeri ve kentler
kurulmuştur. En çok Santa Barbara adında kentlere Amerika ve
Latin kökenli ülkelerde rastlanır. Bakınız İnternet kaynakları.
Santa Barbara konusu. Geri
(12). Pembe Köşk: İzmit'te Yumurtacı Camii karşısında,
Sırrı Paşa Yokuşu yanında bulunan Cafe & restoran. Eski, ahşap
bir konutu Kocaeli Valiliği onartmış ve burasını işletmeye başlamıştı.
Şimdilerde işletmeciliği ihale yolu ile özel bir kişiye verilmiştir.
Pembe Köşk Cafe & Restaurant: Sırrı Paşa Yokuşu İzmit.
Tel: 0262-332 17 00, 332 17 02. İnternet Adresleri: http://www.pembekosk.com.tr
, Email: pembekosk@pembekosk.com.tr
Geri
(13). İzmit'in tarihi mirasının ve diğer güzelliklerinin
neredeyse tüm sayısal görüntülerini adresleri aşağıda yer
alan sitelerimden izleyebilirsiniz; Geri
(14). Özgür Kocaeli Gazetesi, 16.10.02, Sf: 7, Ali Gündoğdu,
"Meydan". Geri
(15). IWI üyelerinin daveti, ziyaret programları ve karşılanması
ile öğle yemeğinin yenilmesi konularının görüşülmesi gibi
ayrıntıları ben bilmiyordum. Ben sadece Soner Kılıç tarafından
durumdan haberdar edilmiştim. Geri
(16). Herkül Heykeli; Özgür Kocaeli Gazetesi, 18.10.02,
Sf: 1, Geri
(17). Özgür Kocaeli Gazetesi, 18.10.02, Sf: 2, Geri
(18). Özgür Kocaeli Gazetesi, 18.10.02, Sf: 2, Geri
(19). Özgür Kocaeli Gazetesi, Ruhan Odabaş,
"Kocaeli'yi Dinliyorum", ruhanodabas@hotmail.com 18.10.02,
Sf: 7, Geri
(20). Sydnee Voigt, IWI eş-başkanı. Kendisinin bana sağladığı
özgeçmiş bilgileri kısaca şöyledir: 1953 ABD doğumlu. Bir
Alman ile 21 yıldır evli. Tek çocuğu olan kızı şuanda ABD'de
bir müzede görevli. Eşi uluslar arası bir otobüs firmasında çalışıyor.
Kendisi 3,5 yıldır bulunduğu İstanbul'da Uluslar arası İstanbul
kandılar Birliğ'inde çeşitli görevlerde bulunmuş. Böyle bir
dernekte görev yapmasındaki amacı eşleri yabancı olan bayanlar
arası dayanışma ve yerli halkla ilişkiler kurulması sağlamakmış,
sydnee@iwi-tr.org, Geri
(21). IWI, 0212-277 20 97, Posta Kutusu 11, 80881, Tarabya,
İstanbul. Site adresi: http://www.iwi.org.tr ; Geri
(22). Webster's New World Dictionary, Popular Library, N.Y.
Sf: 401, Necrossis maddesi, Oxford Advanced Dictionary of Current
English, A.S. Hornby, Oxford University Press, Sf: 563, Necropolis
maddesi. Geri
(23). Büyük Larousse, Sözlük ve Ansiklopedi, Gelişim Yayınları,
Sf: 8588, Nekropolis maddesi, Geri
(24). IWI heyetinin İzmit ziyareti görüntülerinin tamamı
http://community.webshots.com/user/erkankiraz15 sitesinin altında
yer alan 9 adet Albüme yüklenmiştir. İyi izlemeler ve keyifli
anlar dilerim.
Erkan Kiraz, 12.10.2002 Cumartesi ve 20.10.2002 Pazar, Şirintepe-İzmit |