Şehrin gürültüsünden, kalabalığından ve gri görüntüsünden kurtulmak istiyorsanız, gökyüzünü binaların arasından görmek sizi rahatsız ediyorsa bu sayfalarda biraz vakit geçirin.
 Ana sayfa   Gezi notları   Bilgi paylaşımı   Geziler   Oteller   Yazılar   İpuçları   Doğa ve fotoğrafçılık

Abant   
Adada   
Adalar   
Adatepe   
Adrasan   
Ağva   
Aix en Provence   
Akyaka   
Aygır Deresi   
Ayvalık   
Belgrad Ormanı   
Bergama   
Bergama Antik Kenti   
Bozcaada   
Cumalıkızık   
Çandarlı   
Çiğdem Yaylası   
Çubuk Gölü   
Dalyan   
Datça   
Davlumbaz   
Doğançay   
Dupnisa Mağarası   
Efteni Gölü (Melen)   
Eğirdir   
Ercivan   
Erikli   
Göynük   
Güver Uçurumu   
Güzeldere   
Harran   
İğneada   
İnönü   
İznik   
Kanlıdivane   
Karacaören   
Kartalkaya   
Kartepe   
Kastro   
Kazkıran   
Kefken   
Kıyıköy   
Kızkalesi (Korykos)   
Madenderesi   
Ménerbes   
Mor Mihail Kilisesi   
Mudurnu   
Öküzovası   
Polonezköy   
Safranbolu   
Salon de Provence   
Sapanca   
Serindere   
Spil Dağı   
Sülüklügöl   
Sünnet Gölü   
Şirince   
Taraklı   
Tirilye (Zeytinbağı)   
Uludağ   
Uzunköprü   
Yedigöller   
Zinciriye (Sultan İsa) Medresesi   
Detaylı liste için tıklayın  

Mavi Bayraklı Plajlar 

Gezip görüklerim, duyup yazdıklarım
Erkan Kiraz
erkankiraz@yahoo.com
 
Diğer yazılar

Yazar hakkında:

1957 yılında İzmit, Derince'de dünyaya gelen Erkan Kiraz evli ve iki çocuk babasıdır. Adapazarı, Toyota Otomotiv'de İthalat ve İhracat uzmanı olarak çalışan yazarımız iyi derecede İngilizcesinin yanında, Almanca ve  Fransızca dillerine aşinadır.

Erkan Kiraz, gezilerini kaleme almakla ilgili düşüncelerini şöyle özetliyor:

Amacım sahip olduğumuz doğal, çevresel, sosyal ve kültürel değerlerimizi görüntü ve yazı ile kayda geçirmek ve gelecek nesillere kalıcı bir şeyler bırakmaktır. Yazılarımı "Deneme Yazıları" olarak kaleme alıyorum. Yazma ve görüntüleme ilkem; duyup dinlediklerimi, ilk intibalarımı, bizzat yaşadığım deneyimlerimi, yaptığım araştırmalardaki bilgilerle harmanlayıp yazmak ve "Ne görüyorsam o" şeklinde görüntülemektir.
IWI, İstanbul Kadınlar Birliği İzmit Ziyareti
 
Bu yazı ile ilgili fotoğraflara  http://community.webshots.com/user/erkankiraz15 adresinden ulaşabilirsiniz.

Marina Baumeister Karaca & Tanışmamız
Sevgili Marina Hanım (1) ile tanışmamız İnternet vasıtasıyla oldu. İzmit'e ilişkin İnternet ortamında eski bilgilere ulaşmaya çabaladığım, günler aylar süren uğraşılar sırasındaydı. Bir gün Nicomedia Projesi diye bir yere rastlamıştım. Bazı bilgiler yer almaktaydı eski İzmit'e dair. Bazı projeler ve tasarımlar. Site İstanbul Kanlıca Lions Kulübü'ne aitti (2). Buraya iki adet ileti göndermiştim, bilgi paylaşımı ricası ile. Ardından gelen iletiler karşı iletiler, beni bir toplantılarına davet edişleri, Marina Hanımın bir gün beni İzmit'li Numan Gülşah (3) ile tanışmam için yönlendirmesi, Numan Gülşah ve onunla yakın çalışan gençlik arkadaşım Soner Kılıç'a ulaşmam.

Sonraları Nicomedia Projesi kapsamında gerçekleştirdiği ve bir ayağı İzmit Tenis Kulübü'nde (4) oynanan Nicomedia Tenis Turnuvası (5) ön hazırlığı için İzmit'e gelişinde tanışmamız. İri kıyım oldukça kilolu ama görüntüsünün dışında şaşırtıcı bir ataklığı, hareketliliği olan bir bayandı. Terliyordu ama ne uzun yürüyüşlerden, ne araba kullanmaktan ne de koşuşturmaktan geri durmuyordu. Tenis Kulübü'ndeki kahvaltı sohbeti sonrası Fuar Müdürlüğü'ne dek yürüyerek gitmiş ve orada Fuar Müdürü ile bir görüşme yapmıştık.

İstanbul'da Harp Akademileri karşısında bir yerlerde Enka Spor Tesisleri'nde (6) düzenlenen Nicomedia Tenis Turnuvası kapanış karşılaşmaları ve Ödül Töreni etkinliğine davet edilmiştik. Belediyeden sağlanan bir minibüs, yerel gazetelerden iki muhabir arkadaş, Soner Kılıç (7), Ruhan Odabaş (8), Numan Gülşah ve ben. Bu turnuva, İzmit'in adını duyurmak ve kentimize ilgi çekmek için düzenlenmişti. Karşılaşmalar sonunda gerçekleştirilen ödül töreni öncesi Numan Gülşah, İzmit'in sahip olduğu tarihi mirasımız hakkında, çekilmiş görüntülerle bir konuşma yapmıştı. Böylece geniş bir kesim karşısında İzmit'in adı duyulmuş ve nelere sahip olduğu öğrenilmişti. Bu turnuvanın bir ayağına emekli, dünya çapında ünlü tenisçi Bodo Nitsche (9) de katılacak, İzmit'te bir iki gösteri maçı yapacaktı.

Bu karşılaşma öncesi Marina Hanım yine İzmit'e gelmiş, tekrar görüşme ve birlikte İzmit'in bazı güzel köşelerini paylaşma olanağı bulmuştuk. İzmit Bağçeşme Şehitlik Korusu (10) içinde bulunan Bayraktar Burcu'na gitmiş, İzmit'te yaşadığı kabul edilen ve sembolik olarak buradaki kulelerden birisinde tutsak edildiği kabul edilen Santa Barbara'nın (11) hapsedildiği yeri gezmiş, ardından Pembe Köşk'e (12) uğramış ve en son Çukurbağ Mahallesi, Numan Gülşah konutunun bahçesinde bulunan Roma dönemi tarihi kalıntıları ziyaret etmiştik.

Marina Baumeister Karaca & İzmit
Marina Hanım İzmit'in tarihi dokusu ile uluslararası ortamda adının duyulması ve İzmit'te tarihi mirasımızın korunması için belli çaba sarf eden birisidir. Burada günlük yaşam içinde hayata geçirilebilecek bazı projelerin olurluğunu kanıtlayabilmek için uğraş vermektedir. İzmit'in sahip olduğu bilinen bazı uluslararası yönleri ile dikkat çekmesi gerektiğine inanmış ve bu alanda özellikle İtalya, Almanya ve Avusturya'da uğraş verdikten sonra, Santa Barbara ile bağ kurarak ABD California'daki Santa Barbara kenti ile İzmit'in kardeş kent ilan edilmesi için çaba sarf etmiştir. Bir süre sonra Kanlıca Lions Kulübü ile bağları bir şekilde kesilmiş ama İzmit'e olan ilgisi devam etmiştir. İzmit'e Avrupa Birliği adına Avrupa Kenti belgesini veren grupla İzmit'e gelmiş, kişisel bağlantı ve çabaları ile 18 Ekim 2002 Cuma günü Uluslararası İstanbul Kadınlar Birliği'nden (IWI) bazı temsilcileri İzmit'e getirme olayını düzenlemiştir.

Böylece farklı etkinlik ve olanaklara sahip olan IWI üyelerine, İzmit'in ne gibi bir tarihi ve doğal mirasa sahip olduğunu bizzat göstermiş olacak, böylesi bir buluşma ile belki de kentimiz bazı kültürel ve sosyal projelere uluslararası destek ve parasal katkı bulma kapılarını aralamış olacaktı. Böylesi bir buluşmayı ise İzmit'te güvenip saygı duyduğu Numan Gülşah, Soner Kılıç gibi İzmit-severlerin yakın desteklerine güvenerek gerçekleştirmiş olacaktı. Ben de böylesi güzel buluşmaya çekeceğim görüntüler ve bir yazıya biraz olsun baharat eklemiş olacaktım. Olaya tat ve lezzet katmış olacaktım. Bizler Marina Hanım gibi İzmit sevdalılarıyız. Kentimiz ve tarihi mirasının korunması ve yarınlara aktarılması için elimizden, yüreğimizden gelen gayret ve çabaları seve seve yapmaktayız.

İzmit'in Göstereceği Neleri Var ki!
Hemen ilk ağızda, İzmit'in tarihi miras olarak göstereceği neleri olabilir ki denilebilir. Hani bunlar nerede? Değil sadece tarihi miras, İzmit'in sahip olduğu doğal güzelliklerinin yanında, medeniyetler karması kültürel olguları ve de yaşayan hala nice farklı özellikleri vardır. En sıradan olanları sıralayacak olursak, Simit ve Pişmaniye ilk aklan gelenler değil mi?

Bir göz atalım bakalım İzmit'imizin neleri varmış; Kent Duvarları, Kent Giriş Kapıları, Kaleler ve Burçlar, Paşa Suyu Su Kemerleri, Su Sarnıçları, Ayazmalar, Midde Kuyusu, Ogüst Tapınağı Kalıntıları, Roma Saray Kalıntıları yada başka Roma Donemi Yapı Kalıntıları, Roma Antik Tiyatro Kalıntıları, İmparatorluk Gizli Ulaşım Tünelleri, Osmanlı'dan, atalarımızdan yadigar kalan ama ilgisizlik ve lafazanlıktan kaderlerine terk edilen Hamamlarımız, Çeşmelerimiz, Camilerimiz, Ahşap Konaklarımız, Saraylarımız, Saat Kulesi ve Kasr-ı Hümayun. Evet ilk akla gelenler. Bunlarla sınırlı olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir bakalım o zaman daha nelere sahipmişiz İzmit'imizde tarihi miras olarak.

ABD & Fransız Misyon Okulları, Ahşap Konutlar, Akçakoca Türbesi & Camisi, Armaş'ın Kitaplığı, Azize Faustina Ayazması, Azize Vasilissa Ayazması (Çınar Pınarı), Bağırganlı, Seyrek, Sarısı, Miço Koyu, Kerpe, Kefken, Cebeci ve Çamkonak gibi nice güzelim Karadeniz sayfiye beldelerimiz, Bahçecik (Bardızag) Amerikan Misyon Okul Yapısı (Bihynia High School), Balık Çiftliklerimiz, Bitinya, Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri değerleri, Çınar Ağaçlarımız, Çiçek Seralarımız, Darıca ve Eskihisar'da yer alan Tarihi Mekanlar, Demir Yollarımızın Öyküleri ve İstasyon Yapıları, Doğantepe'de Elektrik Üretim Sistemi Kalıntıları, Diliskelesi Kilise Kalıntıları, Diliskelesi Demiryolu Köprüsü, Eski Camiler, Eskihisar Kalesi, Eskihisar Osman Hamdi Bey Müzesi, Fes ve Çuha Fabrikaları (Olasılıkla Kullar'da), Fransız Frerler Okulu (College St. Barbe), Fransız Misyon Yapısı, Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi ve Müştemilat Yapıları ve diğer Osmanlı Eserleri, Gebze'de yer alan Osmanlı Eserleri, Hereke (Yukarı) Osmanlı Değerleri, Hereke Halı Fabrikaları, Hereke Kalesi, Hereke Wilhelm Köşkü, Hikmetiye (B.Derbent) Osmanlı Camisi, Kandıra Baba Tepesi Akçakoca Anıt Mezarı ve Camisi, Kandıra, Kapanca Sokağı, Kartaca'nin eşsiz kralı Anibal'ın Öyküsü ve Mezarı (Hannibal Barca), Kent Duvar Kalıntıları, Macar Kolonileri, Macar kökenli Kuruc Prensi Imre Tökeli, eşi Zrinya Ileni, Malta Pınarı, Midde Kuyusu, Nekropol, Osman Hamdi Bey Konutu, Osmanlı Mezar Tasları ve Yazıtları, Osmanlı Tarihi Çeşmeleri, Roma Mezar Kalıntıları, Santa Barbara, Santa Pandeleon, Su Kemerleri, Su Sarnıçları, Surlar ve Burçlar, Tarihi Akmeşe (Arbaş, Armaş, Armach, Armaşa) ilçesi ve Akmeşe Su Değirmeni, Tavşancıl Ahşap Konutları, Üçtepeler (Lazlar Mahallesi) Tümülüsleri, Yahya Kaptan Anıt Mezarı, Yarımca Antik Kalıntıları, Yarımca Atalar Camii, Yukarı Hereke Osmanlı Camisi, Yukarı Hereke Roma kalıntıları. Ve... İnanın liste uzayıp gidiyor, kentimiz kim bilir benim gözümden kaçan daha ne çok zenginliklere sahip. Kentimde var olduğunu bildiğim Roma Tünelleri konusunda bizzat gidip gördüğüm ve görüntülediğim bir yer yok. Ama var olduklarını biliyorum (13).

Ziyaret Öncesi Yerel Basından Haberler
Ali Gündoğdu köşesinde ziyareti konu yapmıştı. Başlığı "Dünya Kadınları, tarihi yerleri incelemeye geliyorlar" şeklindeydi. Dünya Kadınlar Birliği (IWI) üyelerinden 50 kişilik bir heyetin ilimizi ziyarete geleceğini ve bazı yerleri gezeceklerini, misafirleri kentimizde kurulu 15 STK adına Sivil İnisiyatif Kurulu'nun karşılayacağını belirtmiş. Misafirlerin gezeceği yerleri sıralayıp, aynı gün öğleden sonra İTO Bithynia Club'ta yenilecek yemek sonrası ziyaretçilerin ilimizi terk edeceğini belirtmişti. Sivil İnisiyatif Kurulu'na hangi STK'ların dahil olduğunu açıklamıştı (14).

Ali Gündoğdu, 18 Ekim 2002 Cuma günü İzmit'e gelecek olan IWI adına 50 kişinin ziyaretinin ayrıntılarını da vermişti. Biz bunu hafta sonu Numan Gülşah ve Soner Kılıç ile konuşmuştuk. O gün için izin istemimi de dün yapmıştım. Haberde İzmit Yerel Toplum Örgütleri Sivil İnisiyatif Kurulu'na bağlı 15 derneğin ortak hareketi olarak aktarmış konuyu. Ama bunu asıl kotaran dostumuz Marina Baumeister Karaca. Heyet Çukurbağ Mahallesi'ndeki Numan Gülşah'ın konutunun hemen arka bahçesindeki Kazı Alanı'nı, Üçtepeler Yolu üzerinde, Otoyol güneyinde kalan Nekropol Alanı'nı, İzmit Gar Yapısı, Kapanca Sokak, Şehitler Korusu ve burada yer alan Kule'yi, İzmit Sarayı yani Kasr-ı Hümayun, Roma Tüneli, Fuar alanı Yönetim yapısı doğusunda kalan tarihi eserlerin sergilendiği Açık Müze (!) gibi belli tarihi ve kültürel yerleri ziyaret edecekmiş. Ziyaret sonrası öğle yemeği İTO, Club Bithynia'da yenilecek ve heyet 16:00 sularında kenti terk edecekmiş.

Gezi düzenlemesini yapan kurulda, Çevre Derneği, Düşkün ve Yaşlıları Koruma Derneği, Emekli Aktif Kadınlar Derneği (EAKD), Genç Kocaeliler Derneği (GKD), Huzurevi Derneği, İzmit Eski Evleri Yaşatma Projesi (İZEYAP), İzmit Kent Merkezi Derneği (İKM), İzmit Lisesi Mezunları Derneği (İzlider), İzmitliler Derneği, KASK, Kocaeli Dokümantasyon Merkezi (KDM), Kocaeli Müzelerini Sevenler & Dostları Derneği, Turizm Derneği, Yardım Sevenler Derneği yer alıyormuş.

Daha önceleri bu İnisiyatif Kurulu'nda KYÖD (Kocaeli Yüksek Öğrenimliler Derneği) de vardı ama sonraları bu kuruldan ayrıldılar. Bu çeşit düzenlemelerin İnisiyatif Kurulu'nca yapılması STK (Sivil Toplum Kuruluşları) adına oldukça yararlı oluyor düşüncesindeyim. Hem ortak bir güç, bilgilenme ve bilinçlenme yaşanmış oluyor hem de kente ilişkin tanıtım ve sorunlara yaklaşım konusunda ortak bir paydada birleşilmiş oluyor (15).

İzmit Çukurbağ Mahallesi'nden bir konut hafriyat çalışmasında bulunup, sonra gizlice Üçtepeler Yolu üzerinde bir yere bırakılan Roma dönemi Herkül Heykeli (16), Kasr-ı Hümayun bahçesinde ortalık bir yere atılmış. Bu alan uzun süredir, SİT Alanı'na Vali Konağı'nın yapılmasından ve Adliye Yapısı'nın İzmit Doğu Girişi'ne taşınmasından beri yasak bölge. Her şey mezbelelik durumda. En son Kasr-ı Hümayun'un onarılması için Kocaeli Valiliği tarafından başlatılan onarım çalışmaları da sürüyor. Uluslararası İstanbul Kadınlar Birliği temsilcilerinin (IWI) bu alana girmesine Müze Müdürlüğü de izin vermemiş (17).

Başka bir haber de IWI üyelerini karşılayacak olan heyetin, yani ortak hareket edecek STK'nın yöneticilerinin Kültür Müdürü Ercan Yaman ile yaptıkları toplantıyı konu alıyor ve genel ve kısa bilgiler içeriyordu (18).

En ayrıntılı bilgileri sağlayan, "Dünya Kadınlar Birliği İzmit'te" biçiminde güzel bir konu başlığı ile köşesinde olaydan söz eden Ruhan Odabaş olmuştu. Gelecek konukların ne için, hangi amaçlarla, kimin adına ve neyi görmeye ve izlemeye geleceklerini, IWI'nin ne olduğunu, bu heyeti oluşturan kişilerin etkinlikleri ve bağlantıları konusunda irdelemeler yapmıştı. Ve bazı STK'lar ile diğer yetkilileri bir şeyler yapmaya özendiriyordu (19).

Uluslararası İstanbul Kadınlar Birliği
IWI (International Women of Istanbul)

Herkes Dünya kadınlar Birliği'nden söz ediyordu, basında bu dernek için kullanılan IWI için İnternet'te kısa bir araştırma yaptım. Sayfalar dolusu bilgiler arasından en sonunda IWI adresine ulaştım. Sayfa İngilizce'ydi. Derneğin Adı Uluslararası İstanbul Kadınlar Derneği idi ve bunun İngilizce'si de International Women of Istanbul (IWI)'ydi. Sayfada derneğin bir Türk derneği olduğu açıklanıyor ve amaçlarının eşleri yabancı olan ve memleketlerinden başka yerlerde yaşama durumunda olan bayanlar arasında dayanışma ve bilgilendirme sağlamak olduğu belirtiliyordu. Hatta dernek kuruluş kayıt numarası Türkçe olarak verilmekteydi.

Sayfada derneğin amaçları, etkinlikleri, yayınları ve üyelik koşullarına dair ayrıntılı haberler yer alıyordu. Derneğin iki başkanı olmalı, çünkü Syndee Voigt (20) adının altında eş-başkan (Co-chairwoman) yazmaktaydı. Dernek İstanbul kadınlarını kapsamış olsa da diğer ulusal ve uluslararası kadın dernekleri ile de bir tür ilişkileri olmalıydı. İşte İzmit ziyaretleri bu kapsamda Dünya Kadınlar Birliği ile yaptıkları bağlantı ve dayanışma ile gerçekleştirilmiş olacaktı sanırım.

Yabancı kökenli olan ve bir Türk ile evli bulunan aynı zamanda İstanbul'da oturmakta olan bayanlar yaşadıkları sorunları, dertleri, kültür farklılıklarını, Türk vatandaşlığı konusunda yaşadıkları sıkıntıları, oturma izni almak için her bir seferde yaşadıkları bürokratik sorunları çözme, bunların üstesinde birlikte gelme konusunda anlaşmış ve bir şekilde bir araya gelmiş olmalılar. Derneğin adı her ne kadar İstanbul bulunsa da eminim diğer kentlerde oturan yabancı bayanlar da bu derneğe üye olabilirler yada bazı konularda dayanışma içersine girebilirler (21).

İzmit Otoyol Gişelerinde Bekleyiş & Karşılama
Ben ve ablam Heyecan konukları karşılamak için doğrudan İzmit Otoyol Giriş Gişeleri bölümüne gittik. Ali Osman Bey de kent içinden gelecekti. Arabamı uygun bir yere park ettim. Kent İnisiyatif Kurulu tutulan bir otobüs ile gelecekti. Yerel basın ve televizyonlardan gelen muhabirler ise yavaş yavaş alana geliyorlardı. Kurul da tanıdıklarım da vardı. İzmitliler Derneği üyesi Erkan Bilgisu ve eşi, Emine Keskin, Başkan Ali Kanbak, Numan Gülşah, Soner Kılıç, önceki dönem İzmit Müze Müdürü Avni Dilbaz, Esin hanım, Müzeyyen hanım, Tümikom'dan bir bayan. Ve yüzleri aşina olan diğerleri.

Bekleyiş anında belli anları görüntüledim. Konuklar saat 11:00 sularında geleceklerdi. Tam da vaktinde geldiler. Bir otobüs bayan. Başlarında onlara bilgi veren, açıklamalarda bulunan Marina Baumeister Karaca. Otobüs gişelere girerken ilk görüntülerini aldım. Gişelerden sonra duran otobüsün açılan kapısına kurul üyeleri yaklaştı ve kentimize hoş geldin cümleleri ile sanırım çiçekler sunuldu. Burada fazla bir bekleme yapılmadı. Ben ablamı Emine Keskin ablamın yanına emanet ederek geride kaldım. Aracımı burada bırakıp arkadaşlarla gitme durumum olmadı. Ali Osman Bey'i bekleyecektim. Ziyaret Programı'nı öğrendim. Bir sonraki adımın neresi olacağını teyit ettim.

Üçtepeler Yolu, Otoyol Kenarı Nekropol Alanı
Nekropol Alanı'na gitmek için ben kısa yolu kullanmak istedim. Kent içi trafiğine girmeden, kolayca ve hızla ulaşabileceğim yollardan. Ali Osman bey ile telefonla konuştuk. Kendisini Eski Askeri hastane Yolu üzerinde alacaktım. Bu kesimdeki trafik ışıklarından içeri girip Eski Sarı Kışla Yokuşu'nu tırmandım. Yokuşu çıktıktan sonra Turgut Mahallesi Camii batı tarafındaki yol ile Çınar Pınarı önüne geldim. Burada yol ikiye ayrılır. Birisi kent içinde doğru gider diğeri ise dik olarak çıkar ve Bağçeşme Camii önüne ulaşır. Ben dik olan yol ile doğrudan Bağçeşme Mahallesi'ne geldim. Buradan mezarlık içersinden devam edip Şehitlik önünden su deposu önlerine geldim. Yolda sol tarafta geçen yıl yapımına tanık olduğumuz restoranın tabelası vardı. Grand Hill diye. Bu sükselerimiz hep kendimizedir. Neden Grand Hill? Kocatepe desek olmaz mı? Çok mu yabancı müşteri var İzmit'te? Bizde yabancı hayranlığı ve yabancı marka hastalığı vardır. Sadece buna uyulmak ve bu kuralın dışında kalınmak istenmez. Koskoca Koç Holding'in Rusya'da kurduğu Alışveriş Merkezlerin adını Ram Store koyması gibi bir şey bu. Ama ben çocukluğumdan beri Škoda'nın Türkiye'ye geldiği için Türkçeleştiğine tanık olmadım doğrusu.

Nekropol
Nekropol. Bu Eski Yunanca birleşik isim olup iki kelimeden oluşur. Yunanca Nekros ve Polis kelimelerinden oluşmuş bir birleşik ad. Nekros: ceset demektir. Yani ölü. Polis ise kent, şehir demektir. İkisi bir arada Genel ve büyük ezarlık demektir. Necropolis: Sözlük anlamı ile mezarlık, özellikle antik zaman kentlerinde yer alan büyük ve geniş mezarlığa denir (22). Nekropol(is) kelimesi Roma'da via Appia'nın iki yanında ki mezarlar, Pompei'deki mezarlıklı yol ve Hıristiyan katokopları içinde kullanılabilir (23).

Nekropol Alanı, otoyol toprak çıkarma çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkmış, bir Bizans dönemi kilse ve eklenti yapıları kalıntısıydı. Burada İzmit Müze Müdürlüğü'nün yaptığı kazı sonucu bazı değerli buluntular elde edilmiş. Burasını görüntülerken benim edindiğim izlenim ve bilgiler ise şöyleydi. Kilise ve eklenti yapıları, toprak yapısı yumuşak ve kaygan olan zemin üzerine oturtularak yapılmıştır. Kullanılan malzemeler arasında devşirme mermer blokların olması, Bizanslıların Roma döneminden kalma bazı malzemeleri burada kullandıklarının kanıtıdır. Yapı bir tür manastır olmalıydı. Hala ayakta olan iki adet kemerli oda vardı. Geniş ve orta yerde yer alan salon kilisenin ana bölümü olmalıydı. Bu kesim yapının doğu tarafındaydı. Geri tarafta, batıda yer alan diğer odalar ise dini görevlilerin kullandıkları alanlar olmalıydı. Kilisenin güney tarafında bir mezarlık olmalıydı. Çünkü bu tarafta, burada görev yapmış bazı papaz yada din görevlilerinin mezarları olmalıydı. Orada burada yer alan ve üzerlerinde Eski Grekçe yazılar bulunan mermer taşlar okunup deşifre edildiklerinde bazı bilgiler sunabilirler bize.

İlk Karşılaşma& Yakılaşma
Yokuştan aşağıya inip otoyol kıyısında aracıma uygun bir yer bulup park ettim. Konuklar ve kurul buraya gelinceye dek biz Nekropol Alanı'nda gezinecektik. Bir süre sonra ziyaretçiler geldiler. Konukları ayrı ayrı ilk kez burada görme olanağı bulmuştuk. Gazeteciler ve TV muhabirleri görüntü almaya çalışıyorlardı. Marina Karaca ortada bilgi aktarıyordu o gür ve tok sesi ile. İngilizce olarak. İlkin herkesin doğal olarak Türkçe bilmediğini düşündüm. Ama yanıldığımı kısa süre sonra anlayacaktım. Bende her fırsatta görüntü almaya çabalıyordum. Ama fark ettim ki bu onları rahatsız ediyordu. Benim görüntüleri serbest-çalışan bir gönüllü olarak aldığımı diğer arkadaşların ise basın adına çalıştıklarını açıklama durumunda kalmıştım. İşte bu konuşmalara sırasında gördüm ki bayanların çoğu Türkçe biliyorlardı. Elbette İngilizce de bilenler vardı. Konuştuğum iki bayan Hollanda'dan gelmişlerdi. İngiliz ve ABD kökenli olanlarda vardı.

Bu bilgilenme anından itibaren ben mümkün oranda Türkçe konuştum hep. Alanı gezme, inceleme ve bilgilenme zamanı oldukça geniş tutulmuş oldu. Önce konuklar bir arada, sonra biz İzmitlilerle birlikte resimler çekildi. Sabahki hava koşullarına göre sıkı giyinmiştim ama pişman oldum. Sıcaklık 30 derecelere vurdu. Terden sırılsıklam olmuştum. Açıklamaları çoğunlukla Avni Dilbaz yapmaktaydı. Çevirileri ise Marina Karaca. Buradan bayraktar Burcu ve Şehitlik Alanı ziyarete dilecekti.

Bayraktar Burcu, Şehitlik ve Santa Barbara Kulesi
Sonraki duraklama Şehitlik'teydi. Ben yine önce geldim buraya. Sürekli görüntü almaktaydım. Görüntüleri İnternet'te bir adrese yükleyeceğimi açıklıyor ve bu ziyaretin öyküsünü kaleme alacağımı söylüyordum. Yazının doğal olarak Türkçe olacağını ama şayet bana Türkçe-İngilizce bilen birisinin yardımcı olması ile bu yazının İngilizce'ye çevrilebileceğini aktarıyordum konuştuğum bayanlara. Site adreslerimin ve email adresimin yazılı olduğu küçük kağıtçıkları dağıttım. Bir kısmını da Marina Karaca'ya vermiştim dağıtması için.

Buraya gelinme gerekçesi, İzmit'te doğup burada öldüğüne inanılan ve Katolik ve Ortodoks Kiliseleri'nce kutsanmış ve belli "Hıristiyan Kutsal Kişiler" belgelerinde kaydı bulunan Azize Barbara ile ilgiliydi. Yunanca adı ile Aya Varvara. Santa Barbara'nın öyküsü özellikle Ortodoks kökenli kiliselerde ve dünyanın dört bir tarafında onun adına yapılmış, kilise, şapel ve kentlerde yaşatılmakta ve onun burada, kentimizde, eskilerin adı ile Nicomedia'da, İzmit'te doğup büyüdüğüne ve inanç olarak Hıristiyanlığı kabul ettiği için ölüme mahkum edildiğine, İzmit sırtlarında bir kulede hapsedildiğine ve sonra da babası tarafından "şehit-martyr" edildiğine inanılır. Ziyaretçilerin bir kısmı kuleye çıkıp İzmit'in genel görüntüsünü izlerken, diğer bir kısmı burada yer alan çay bahçesinde oturdu. Bir kısmı ise dışarıda kendi arasında sohbet etti.

Kapanca Sokağı ve Pembe Köşk
Önceki yıllarda tipik Osmanlı tarzı Ahşap Konutlar'ın korunma altına alınıp onarıldığı bir sokak vardır İzmit'te. Adı Kapanca Sokak'tır. İZEYAP, İzmit Evlerini yaşatma Projesi Derneği bu sokakta yer alan bazı konutların onarılmasını üstlenmiş ve yapına ön-ayak olmuş. Kurul üyeleri ve konuklar bu sokağa doğru gelirlerken, bu sokakta yaşamakta olan bir yaşlı amca Numan Gülşah beyi tanıdı ve kendince sinirlendi. Söylenmeye başladı. Onun bu tavrı ve tavrında ısrarcı olması, grupta bulunan kişileri de üzdü ve istenmeyen bir tartışmanın Yumurtacı Camii ile Pembe Köşk önünde yaşanmasına yol açtı. Yaşlı amca bu sokakta yer alan konutunun koruma altına alınmasına kızmış olmalı. Eski konutunun yerinde, diğer benzer konut sahiplerinin bir şekilde bir yolunu bulup yeni yüksek yapılar diktiği gibi yeni bir yapı yapamadığı için kızıyor ve sinirleniyor olmalıydı.

Konuklar ilkin Pembe Köşk'ü gezip dolaştılar. Pembe Köşk, Sırrı Paşa Yokuşu'nun ve Sırrı Paşa Malikanesi'nin güney tarafında yer alan bir yapıydı. Kocaeli Valiliği, burada yer alan üç katlı eski bir konutu onartıp, buranın Cafe ve Restoran olarak işletilmesini sağlamıştı. Ama bazı parasal nedenlerle işletmeciliği bırakılmış ve burası kiralanarak işletmeye açılmıştı. Geçen yıllarda biz hem arkadaş grupları ile burada bulunmuş hem de değişik zamanlarda diğer arkadaşlarla gelmiştim. Ortamı ve hizmetleri kanımca iyiydi. Pembe Köşk ziyaretinden sonra grup Kapanca Sokağı'ndan aşağıya inip burada yer alan ahşap konutları izledi. Bizde bu sokakta birisi Kore diğeri İngiliz kökenli bayanlarla anı resimleri çektirdik.

Çukurbağ Mahallesi Kazı Alanı ve Numan Gülşah Konutu
Grup daha sonra Çukurbağ Mahallesi'ndeki Kazı Alanı'na geldi. Ben daha önce buraya ulaşmıştım ama ara sokakları dolaşmama rağmen aracımız park edebilecek bir yer neredeyse bulamayacaktım. En geri sokak aralarına dek her yer park etmiş araçlarla doluydu. İlk gezilen yer, Numan Gülşah'ın konutunun bir ev daha doğusunda kalan alandı. Bu boş alanda 17 Ağustos 1999 depremi öncesi bir konut varmış ve yıkılmış. Geri kalan yerde Roma dönemine ait heykeller, sütunlar ve alanın bir zamanlar Yahudi yada Hıristiyan Mezarlığı olarak kullanılmasından dolayı mezar kalıntıları ve insan iskeletleri ortaya çıkmış. Benim dahi ilk kez çıplak gözle gördüğüm, elinde bir kalkan olan Romalı Asker heykeli yıkıntılar arasında ve duvar gibi yükselen toprak altındaydı. Avni Dilbaz'a göre burada yer alan Roma Sarayı M.S. 537'lerdeki şiddetli depremde yıkılmış. Bu heykelin resmini görmüştüm. Tanıklar gözlerine inanamadılar. Burada ayrıntılı ve etraflı bir kazı yapılmalıydı. Ama böylesi bir kazı yapılabilmesi için Mahallenin istimlak edilmesi, konut sahiplerine paralarının ödenmesi, burada çalışacak işçi ve görevlilerin giderleri, ücretleri vb işler için büyük paralar gerekiyordu. Böylesi bir para da ilgili mercilerde elbet yoktu.

İzmit Müze Müdürlüğü'nun kısa bir kazı yaptığı başka bir alan ise Numan Gülşah'ın konutunun arka bahçesiydi. Burada ise zemin mozaikleri, sütunlar, heykeller ve bazı diğer değerleri mermer kalıntılar bulunmuştu. Ama kazı yarım bırakılmış ve devam ettirilmemişti. Bu kesimin gezilmesi ve basına görüntüler verilmesi ve bazı açıklamalar yapılması sonrası gidilecek yer antik bir Roma Tüneli'ydi.

Roma Tüneli
İzmit'te olduğunu bildiğim ama bireysel mülk içinde olduğu için gidip görme fırsatı bulamadığım ve bizzat görüntüleyemediğim bir tarihi değerimiz vardı. Roma Tüneli. Baç Urgancı Camii sırtlarında bulunan Su Sarnıçları'nı görüntülemiş ve gezmiştim. Tütüncü Mehmet Efendi Konutu altında var olan su sarnıçları gibi Roma Tüneli de inanılması güç bir yerdi. İşte bugün bu vesile ile bu görkemli yere ulaşmış olacak ve görüntülemiş olacaktım. Tünel, Numan Gülşah konutunun bulunduğu sokağın batı tarafında yer alan ara sokakla ulaşılan bir alt sokakta, kocaman bir apartman yapısının en alt katında yer almaktaydı. Dışarıdan bakıldığında böylesi bir apartmanın bodrum katında böylesi görkemli ve büyük bir Roma Tünel kalıntısının olduğuna kimse inanmazdı. Yapının bodrum katına inildi hep birlikte. Dar bir kapıdan en alt kata. Kapıdan girişte tünelim muazzam kemeri görünmekteydi. Üstünden beton kolon geçirilmiş ve kazı esnasında bu kesim kırılmıştı.

Apartman yapısının altı tamamen tünelle kaplıydı. Üste ise bilmem kaç katlı apartman. Avni Dilbaz'ın tünel hakkında verdiği bilgileri konuklara İngilizce olarak aktarmak bana kalmıştı. Tünel Roma dönemlerinde yapılmış olan ve o zamanların kentini dört bir yana saran diğer benzer tünellerde bir tanesiymiş. Yüksekliği 7 metre, genişliği 7 metre. Bu kesimde bulunan tünelin uzunluğu 70 metreymiş. Bu tünellerden atlı arabalar geçmekteymiş. İlk bölümden sonra küçük bir kapı ile diğer tarafa geçilmişti. Bu kısmın ucu kapalıymış. Oluşan depremlerde tıkanmış. Zaten ortada bir toprak yığını yer alıyordu. Benim durduğum toprak yığınının hemen üstünde ise tünele temiz hava sağlayan baca deliği. Bu deliklerden her on metrede bir başka delikler yer almaktaymış. Tünelin aydınlatma konusu da belli mesafelerle belli yerlere yerleştirilmiş özel aydınlatma düzenekleriyle sağlanmaktaymış.

Numan Gülşah Konutu, Yeni Kültür Merkez Yapısı
Giriş kısmının güney ucunda dört beş genç beyaz kıyafetler içinde Romalı kişiler görüntüsü sağlamaya çalışmaktaydılar. Ellerindeki mumlarla görüntüleri farklıydı. Aralarına girip bu değişik görüntüde benimde yerim olmalı dedim ve onlarla resim çekildim. Tünel çıkışı gidilen yer, yeni düzenlenen ve çeşitli STK gruplarının merkez olarak kullanmaya başlayacakları ve bir kısmının da yeni taşındıkları, üç katlı Numan Gülşah konutuydu. Depremde hasar gören yapının bir yada iki katının Numan Gülşah yıktırtmıştı. Artık bu yapı sadece İzmit için gönüllü hizmet veren çeşitli sosyal ve kültürel derneklerin bir arada olacakları bir merkez olacaktı. Tüm konuklar ve kurul üyeleri odalara doluşmuştuk. İkram edilen lokumları yedik, dağıtılan soğuk suları içtik. Burada gezi noktalanmış oluyordu.

İTO, Bithynia Club Restoranı
Ziyaret edilecek yerleri ben kendi arabamla dolaştığımdan dolayı bir sonraki gidilecek yerlere hep daha önce geliyordum. En son uğrak yeri İTO Sosyal Tesislerinde yer alan restorandı. Burada yemek yenilecek ve grup geri dönecekti. Ablamla birlikte gelmiştik buraya. Hazırlıklar restoranın havuz tarafındaki bahçesine yapılmıştı. Masaların düzeni, üzerlerine dizilmiş soğuk açıcıların görüntüsü harikaydı. İlkin ablamı fon olarak kullandım görüntülerimde. Ardından değişik açılardan masaların, üzerlerine dizilmiş soğuk başlangıç yemeklerinin resimlerini aldım. Değişik ve harika görüntüler yakalamıştım. Oldukça beğeni toplayabilecek ve izleyende daima zevk oluşturacak görüntüler.

Ablam arabada iken yemek bedelinin burada yemek yiyen kişilerden alınacağını, kişi başına yemek ücretinin 15 milyon TL olduğunu ama her bir yemek yiyenin 18 milyon TL ödeyeceğini öğrendiğini bana aktardı. İlkin bunu umursamamıştım. Hadi ya öylemi, ne yapalım bakarız dedim, elimi boşlukta sallayarak. Ama sonra kafama takıldı. Gerçekten ne ödenecekti yada biz de yeseydik burada ne ödeyecektim bedel olarak? Neyse dedim. Bu pek önemli değil. Ama biz üç kişiydik. Ablam, ben ve Ali Osman bey. Bunu düzenlemem gerek, onların ortalarda kalmamaları gerek dedim.

Bir iki kez dostum Soner Kılıç'tan programın seyrini sorarken bu yemek konusunu da dillendirmiştim. Yemek düzeni nedir, nasıl bedel ödenecek, kim ne kadar ödeyecek? diye. Sonuç olarak sadece yiyenlerin ödeyeceğini öğrenebilmiştim. Görüntüleme işini tamamladığımda konuklar ve kurul üyeleri de gelmeye başlamışlardı. Onların koridordan geçişlerini ve kapıdan girişlerini çektim. Ardından bahçede masalara dağılmalarını, masalara oturmalarını ve gruplaşmalarını resimledim. Numan Gülşah, Soner Kılıç, Avni Dilbaz, Ali Kanbak, Marina Karaca ve diğerleri ortada yerlerde bir yerde bulunan yuvarlak bir masanın etrafında kümeleşmişlerdi. Sonra bir bir oturdular. Konukların, kurul üyelerinin, muhabirlerin bir yerlere masalara oturuşlarını izlerken bir yandan da görüntü almayı sürdürüyordum. Başka bir grup ise bu masanın hemen önündeki diğer yuvarlak masaya dizilmişlerdi.

Ayrılış
Ben ve ablam ise öylece duruyorduk orta yerde. Önemsiz ve etkisiz. Niye duruyorduk ki! Bilemiyorum. Bunca önemli ve değerli insan grubu içinde en azından dostlarımın, beni davet eden arkadaşlarımın beni de hatırlamalarını bekledim her halde. Hmm. Belki de. Bilemiyorum. Davet edilmek ve bir kenarda unutulmak yada ne bileyim adı konulamayan bir durumdu benim için o anlarda. Niye böyle bir duyguya kapıldığımı da bilmiyorum doğrusu. Bu ilk kez olmuyordu ki! Daha öncede yaşamıştım benzer durumları üst üste. Elimde makine dikiliyordum ortalık yerde, öylesine anlamsızca. Öylece, kıpırtısız. "Görüntüleme görevim" bitmişti ve gitmem gerekiyordu.

Ben istediğim yemeği, istediğim yerde ve istediğim kişilerle yiyebilirdim. Madem işim bitmişti. Madem her şeyi görüntülemiştim. Daha niye duruyordum ki orada! Gitmem gerektiğini anladım. Ve gittim. Kırgın mıyım? Kırgın olduğum için mi bunları aktarıyorum? Hayır. İnsanlar, izin verdikleri oranda kırılırlar. Ben buna izin vermem. Bu bir kez olmuştu. Ben istediğim yerde, istediğim kadar kalırdım ve giderdim. Öylede yaptım.

Görüntülediklerim ve kaleme alacağım öykü baki kalacak inşallah. Tüm olanlara değerdi. Sonuçtan mutluydum. Terlememe, koşturmama ve yorgunluğuma değmişti doğrusu.

Dönüş yolunda, abla dedim nerede yemek yemek istersin? dedim. Ablam istemedi bir yere gitmek. Ben eve gitmek istiyorum, oldukça yoruldum, aşırı terledim de. Havanın bu derece sıcak olacağını kestirebilseydim daha ince bir şeyler giyerdim. Şayet beni eve bırakabilirsen memnun kalırım dedi. Onu eve bıraktım. Böylesi güzel bir günden, güzel insanlarla, değişik yerlerden gelmiş farklı insanlarla bir arada bulunduğum için çok memnun kaldım. Sana teşekkür ederim dedi. Dönüşte, beğendiğim bir yer vardı, çektim arabamı önüne. Siparişini verdim sevdiğim yemeklerin. Kafamda görüntülediğim resimlerin işlenmesi, adlandırılması ve kaleme alacağım öyküye ilişkin konuların düşünceleri uçuşmaktaydı. Özellikle Roma Tüneli beni büyülemişti.

Ziyaret Sonrası
Dünkü IWI adına kentimizi ziyaret eden gruba ait haber oldukça kısaydı. Gün boyu sürekli peşimizde olan bir dizi gazetecinin çektiği sürü ile görüntü ve aldıkları bir sürü notun karşılığında ablam doğal ve saf olarak beklemiş ki büyük bir haber ve bir sürü görüntü yer alacak gazetede. Sabah erkenden gidip bir gazete almış hemen. Haber, "Dünya Kadınları, İzmit tarihine hayran kaldı" başlığı ile verilmiş. Birisi Roma Tüneli'nde diğeri ise Numan Gülşah'ın Çukurbağ Mahallesi'ndeki konutunun yan bahçesinde çekilen görüntüydü. Geziye 42 kişinin geldiğini ve bazı yerleri ziyaret ettiğini, İZEYAP Başkanı Numan Gülşah ve eski Müze Müdürü Avni Dilbaz'ın konuklara bilgilendirme konusunda yardımcı olduğunu aktarmışlar.

Dünya Kadınları Birliği Başkanı diye IWI eş-başkanı (co-chairwomen) bayan Sydnee Voigt olarak belirtilmiş. Ama soyadı Voight diye yazılmış. Bu ne demek? IWI'de iki başkan var demek. Bilgilerin çoğunu aslında dün ilk elden almışlardı. Ama IWI hakkında pek ayrıntılı bir araştırma yapılmamış sanırım. Her bir haber için araştırma ve doğrulama yapılıp yapılmadığını da doğrusu bilmiyorum. Hafta başından beri haberin konu edilmesinde sürekli olarak "Dünya Kadınlar Birliği"nden söz edilmişti. Ama ortada Dünya Kadınlar Birliği'nde daha çok Uluslararası İstanbul Kadınları Birliği diye bir şey vardı. Evet, aralarında farklı bayanlarda vardı ama, ayrıntılarını sevgili Marina'dan öğrenebilirim diye düşünmüştüm. Bunları bölük pörçük konuşabilmiştim. Sürekli resim çektiğimden, bu konuşmalar ayrıntıya giremedi. Ama daha çok eşleri Türk olan ve uzun süredir Türkiye'de yaşayan ve Türkçe'yi en az bizler kadar güzel konuşup anlayan İstanbullu bayanlar vardı.

IWI zaten eşleri yabancı olan ve belli nedenlerden dolayı yurtlarından başka ülkelerde yaşamak zorunda kalan bayanların kurduğu yada üye olduğu ulusal bir dernek. Dernek kayıt numaraları da var. Ben İnternet'te kısa bir araştırma yaptım ve sitelerini buldum. Site İngilizce'ydi. Sadece Dernek Kayıt No kısmı Türkçe. Bu sitede IWI yani Uluslararası İstanbul Kadınları Birliği hakkında kısa bilgilerin yanında bu derneğin amacı da açıklanmaktaydı.

Sevgili Marina Hanımın bana sağladığı net bilgileri aktarırsam, sevgili Sibel Evci dışında, 33 IWI üyesi bayan gelmişti ziyarete. Ziyaretçilerin çoğu bir Türk ile evli olup uzun yıllardır Türkiye'de yaşayan yabancı kökenli bayanlarmış. Bunun dışında kalanlar, çeşitli yabancı kökenli firmalarda üst düzey görev yapan yabancı kökenli kişilerin eşleri ve konsolosluk yada büyükelçilik benzeri yerlerde görevli kişilermiş. Bana sağladığı bilgiler için sevgili marina hanıma müteşekkirim. Hem kendisi hakkında kısa bir özgeçmiş bilgisi verdi hem de İzmit'imizi ziyaret eden bayanlar hakkında ayrıntılı bilgi sağladı.

Açıklamalar & Dipnotlar

(1). Marina Baumeister Karaca. Alman kökenli olup bir Türk ile evlidir ve neredeyse 25 yıldır İstanbul'da oturmaktadır. Kendisinin bana sağladığı kısa özgeçmişi şöyledir; Lisan ve Sanat Tarihi eğitimi görmüştür. Türkiye'ye l966 senesinde gelin olarak gelir. İsviçre kökenli bir Holding için uzun seneler çalıştıktan sonra emekli olur ve 10-15 sene bir Amerikan okulunda hocalık yapar. Tenisle haşır neşir olur. Çocukları da, yani iki oğlu da bir kaç kez Teniste milli oldurlar. Halen Tenisi çift olarak oynamaktadır. Uluslararası İstanbul Kadınlar Derneği'nde (IWI) çok seneler önce her türlü vazifede bulunur, buna Başkanlık da dahildir. Vakti ile Kanlıca Lions Kulübü üyesi olup bu üyelikten istifa etmiştir. Bir kaç senedir tam bir emeklidir. marina@kumsal.net Geri

(2). Kanlıca Lions Kulübü; http://lions-118y.port5.com/nicomedia_pictures/nicomedia_pictures2.htm  Geri

(3). Numan Gülşah; Evli ve bir erkek çocuk babası. Eski İzmit Çukurbağ Mahallesi doğumlu. İzmit Eski Evlerini Yaşatma Projesi (İZEYAP) Başkanı. Halihazırda İgsaş'ta görev yapmakta olup bir İzmit gönüllüsüdür. Geri

(4). İzmit Tenis Kulübü'ndeki karşılaşmamız ve burada çekilen görüntüleri şu adresten izleyebilirisiniz:
 http://community.webshots.com/user/erkankiraz3  Geri

(5). Nicomedia Tenis Turnuvası: Bu turnuvanın İzmit Yerel basınında yansımalarının ayrıntılarını ise şu siteden okuyabilir http://lions-118y.port5.com/newspaper_t.htm  görüntülerini ise http://community.webshots.com/user/erkankiraz3 izleyebilirsiniz. Geri

(6). Enka Spor Tesisleri; Ayrıntılı bilgi için şu siteyi ziyaret edebilirsiniz; http://www.enkaspor.com/ . Ama burada gerçekleştirilen Nicomedia Tenis Turnuvası görüntüleri ise şu adrestedir; http://community.webshots.com/user/erkankiraz3  Geri

(7). Soner Kılıç: Kars doğumlu olup uzun yıllardır İzmit'te yaşamaktadır. Eski İzmit'li olup, Seka Çırak Okulu mezunudur ve uzun yıllardır Seka'da çalışmaktadır. Bir İzmit Gönüllüsü olup halen İzmit Turizm Derneği Başkanlığını yürütmektedir. Geri

(8). Ruhan Odabaş: Aslen Artvinli olup kendini İzmitli kabul eden ve İzmit için uğraş veren verenlere köşesinde destek çıkan bir kişidir. Yıllarca Petkim'de işçi olarak çalışan ve sonraları sendikal mücadele veren kişidir. Hali hazırda Özgür Kocaeli Gazetesi'nde, "Kocaeli'yi Dinliyorum" adlı köşesinde günlük yazılar kaleme alan bir köşe-yazarıdır. ruhanodabas@hotmail.com Geri

(9). Bodo Nitsche: Emekli dünya çapında tanınmış eski tenis şampiyonu. Alman vatandaşı. bodo.nitsche@t-online.de  Geri

(10). İzmit Bağçeşme Şehitlik Korusu: İzmit Bağçeşme Mezarlığı içinden geçen Üçtepeler Yolu üzerinde, gidişte sağ kolda kalan, yenilerin Şehitlik ve mesire yeridir. Bu mesire yerinin doğu-kuzey köşesinde bir sur kalıntısı bulunmaktadır. Burada Santa Barbara'nın hapsedildiği bilgisini aktarır belli bazı tarihi kaynaklar. Bu kesim, bir zamanlar Radar Askeri Birliği'nin burada bulunmasından dolayı uzun süre Radar olarak anılmıştır. Sonraları bu alan Şehitlik ve Piknik Yeri olarak düzenlenmiş ve alanın kuzey-doğu köşesine bir çay bahçesi yapılmıştır. Geri

(11). Santa Barbara: İzmit'te yaşadığına inanılan Ortodoks mezhebi ermişi. Azize. Yunanca adı Aya Varvara. Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğu zamanlarında yayılmaya başladığı evereler, zengin ve kent elit kademelerinin üst kesimlerinde olan bir ailenin kızı Barbara, Hıristiyanlığı kabul edince yönetim ve ailesi buna karşı çıkar ve eski dinlerine dönmesi için ilkin uyarırılar. Ardından baskı yaparlar. Ama hiçbir şekilde fikrini değiştirmeyen Barbara ölüme mahkum edilir ve cezanın ailesi tarafından verilmesi istenir. Babasının bir ticari seyahate çıkmasından dolayı gelinceye dek, İzmit'in tepelerinde bulunan ve pencerelerinden geceleri yıldızların ve körfezin seyredildiği bir kuleye hapsederler. Babası geri dönünce inancında ısrar eden Barbara'yı, ölüm cezasını bizzat kendisi vermek için kentten uzak bir yere götürür ve orada kılıcı ile boynunu vurmak ister. Barbara'nın ölümünden hemen sonra çakan şimşekle babası da yaşamını yitirir. İşte o gün bugündür, Batılı Hıristiyan denizciler, madenciler ve demir sanatı ile iştigal eden meslek erbapları Santa Barbara'yı kendilerine yol gösterici ve Pir kabul ede gelmişler ve doğan ilk kız çocuklarına onun adını vermişlerdir. Santa Barbara adına dünyada bir çok yerleşim yeri ve kentler kurulmuştur. En çok Santa Barbara adında kentlere Amerika ve Latin kökenli ülkelerde rastlanır. Bakınız İnternet kaynakları. Santa Barbara konusu. Geri

(12). Pembe Köşk: İzmit'te Yumurtacı Camii karşısında, Sırrı Paşa Yokuşu yanında bulunan Cafe & restoran. Eski, ahşap bir konutu Kocaeli Valiliği onartmış ve burasını işletmeye başlamıştı. Şimdilerde işletmeciliği ihale yolu ile özel bir kişiye verilmiştir. Pembe Köşk Cafe & Restaurant: Sırrı Paşa Yokuşu İzmit. Tel: 0262-332 17 00, 332 17 02. İnternet Adresleri: http://www.pembekosk.com.tr , Email: pembekosk@pembekosk.com.tr  Geri

(13). İzmit'in tarihi mirasının ve diğer güzelliklerinin neredeyse tüm sayısal görüntülerini adresleri aşağıda yer alan sitelerimden izleyebilirsiniz; Geri

(14). Özgür Kocaeli Gazetesi, 16.10.02, Sf: 7, Ali Gündoğdu, "Meydan". Geri

(15). IWI üyelerinin daveti, ziyaret programları ve karşılanması ile öğle yemeğinin yenilmesi konularının görüşülmesi gibi ayrıntıları ben bilmiyordum. Ben sadece Soner Kılıç tarafından durumdan haberdar edilmiştim. Geri

(16). Herkül Heykeli; Özgür Kocaeli Gazetesi, 18.10.02, Sf: 1, Geri

(17). Özgür Kocaeli Gazetesi, 18.10.02, Sf: 2, Geri

(18). Özgür Kocaeli Gazetesi, 18.10.02, Sf: 2, Geri

(19). Özgür Kocaeli Gazetesi, Ruhan Odabaş, "Kocaeli'yi Dinliyorum", ruhanodabas@hotmail.com 18.10.02, Sf: 7, Geri

(20). Sydnee Voigt, IWI eş-başkanı. Kendisinin bana sağladığı özgeçmiş bilgileri kısaca şöyledir: 1953 ABD doğumlu. Bir Alman ile 21 yıldır evli. Tek çocuğu olan kızı şuanda ABD'de bir müzede görevli. Eşi uluslar arası bir otobüs firmasında çalışıyor. Kendisi 3,5 yıldır bulunduğu İstanbul'da Uluslar arası İstanbul kandılar Birliğ'inde çeşitli görevlerde bulunmuş. Böyle bir dernekte görev yapmasındaki amacı eşleri yabancı olan bayanlar arası dayanışma ve yerli halkla ilişkiler kurulması sağlamakmış, sydnee@iwi-tr.org, Geri

(21). IWI, 0212-277 20 97, Posta Kutusu 11, 80881, Tarabya, İstanbul. Site adresi: http://www.iwi.org.tr ; Geri

(22). Webster's New World Dictionary, Popular Library, N.Y. Sf: 401, Necrossis maddesi, Oxford Advanced Dictionary of Current English, A.S. Hornby, Oxford University Press, Sf: 563, Necropolis maddesi. Geri

(23). Büyük Larousse, Sözlük ve Ansiklopedi, Gelişim Yayınları, Sf: 8588, Nekropolis maddesi, Geri

(24). IWI heyetinin İzmit ziyareti görüntülerinin tamamı http://community.webshots.com/user/erkankiraz15  sitesinin altında yer alan 9 adet Albüme yüklenmiştir. İyi izlemeler ve keyifli anlar dilerim.

Erkan Kiraz, 12.10.2002 Cumartesi ve 20.10.2002 Pazar, Şirintepe-İzmit


Erkan Kiraz'ın fotoğraf arşivine aşağıdaki linlerden ulaşabilirsiniz.

http://community.webshots.com/user/erkankiraz

http://community.webshots.com/user/erkankirazi
http://community.webshots.com/user/erkankiraz2
http://community.webshots.com/user/erkankiraz3
http://community.webshots.com/user/erkankiraz4
http://community.webshots.com/user/erkankiraz5
http://community.webshots.com/user/erkankiraz6
http://community.webshots.com/user/erkankiraz7
http://community.webshots.com/user/erkankiraz8
http://community.webshots.com/user/erkankiraz9
http://community.webshots.com/user/erkankiraz10
http://community.webshots.com/user/erkankiraz11
http://community.webshots.com/user/erkankiraz12
http://community.webshots.com/user/erkankiraz13
http://community.webshots.com/user/erkankiraz14
http://community.webshots.com/user/erkankiraz15
http://www.trainweb.org/demiryolu
http://www.virtualtourist.com/erkankiraz
http://www.mtuncel.tripod.com/mustafatuncel/id24.html
http://groups.yahoo.com/group/bilgisayarveinternetguvenlik

site: Jean-Patrick Charrey, contributions & translation into Turkish by Erkan Kiraz

© Copyright Hakkı Erkan Kiraz'a Aittir. Her Hakkı Saklıdır.
Bu yazı ancak kaleme alanın izni alınarak tekrar yayınlanabilir yada dağıtılabilir.
© Copyrighted to Erkan Kiraz. All Rights Reserved.
This study may be re-copied or re-distributed only with prior consent of its Author.
Edited by Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com on 18/08/02.



şifremi hatırlamıyorum
üye olmak istiyorum

Bu sayfayı arkaşıma gönder

 Otel ara



site içi arama


burası neresi?



en güzel fotoğraflar





İş Fikileri Düşünce Havuzu



Gerçek Safranbolu Lokumu


Linkler    Bize ulaşın    Üyelik    Acentalara özel    Otellere özel    Otelinizi ekleyin    Hakkımızda

© 1999 Gezi Notları