Şehrin gürültüsünden, kalabalığından ve gri görüntüsünden kurtulmak istiyorsanız, gökyüzünü binaların arasından görmek sizi rahatsız ediyorsa bu sayfalarda biraz vakit geçirin.
 Ana sayfa   Gezi notları   Bilgi paylaşımı   Geziler   Oteller   Yazılar   İpuçları   Doğa ve fotoğrafçılık

Abant   
Adada   
Adalar   
Adatepe   
Adrasan   
Ağva   
Aix en Provence   
Akyaka   
Aygır Deresi   
Ayvalık   
Belgrad Ormanı   
Bergama   
Bergama Antik Kenti   
Bozcaada   
Cumalıkızık   
Çandarlı   
Çiğdem Yaylası   
Çubuk Gölü   
Dalyan   
Datça   
Davlumbaz   
Doğançay   
Dupnisa Mağarası   
Efteni Gölü (Melen)   
Eğirdir   
Ercivan   
Erikli   
Göynük   
Güver Uçurumu   
Güzeldere   
Harran   
İğneada   
İnönü   
İznik   
Kanlıdivane   
Karacaören   
Kartalkaya   
Kartepe   
Kastro   
Kazkıran   
Kefken   
Kıyıköy   
Kızkalesi (Korykos)   
Madenderesi   
Ménerbes   
Mor Mihail Kilisesi   
Mudurnu   
Öküzovası   
Polonezköy   
Safranbolu   
Salon de Provence   
Sapanca   
Serindere   
Spil Dağı   
Sülüklügöl   
Sünnet Gölü   
Şirince   
Taraklı   
Tirilye (Zeytinbağı)   
Uludağ   
Uzunköprü   
Yedigöller   
Zinciriye (Sultan İsa) Medresesi   
Detaylı liste için tıklayın  

Mavi Bayraklı Plajlar 

Gezip görüklerim, duyup yazdıklarım
Erkan Kiraz
erkankiraz@yahoo.com
 
Diğer yazılar

Yazar hakkında:

1957 yılında İzmit, Derince'de dünyaya gelen Erkan Kiraz evli ve iki çocuk babasıdır. Adapazarı, Toyota Otomotiv'de İthalat ve İhracat uzmanı olarak çalışan yazarımız iyi derecede İngilizcesinin yanında, Almanca ve  Fransızca dillerine aşinadır.

Erkan Kiraz, gezilerini kaleme almakla ilgili düşüncelerini şöyle özetliyor:

Amacım sahip olduğumuz doğal, çevresel, sosyal ve kültürel değerlerimizi görüntü ve yazı ile kayda geçirmek ve gelecek nesillere kalıcı bir şeyler bırakmaktır. Yazılarımı "Deneme Yazıları" olarak kaleme alıyorum. Yazma ve görüntüleme ilkem; duyup dinlediklerimi, ilk intibalarımı, bizzat yaşadığım deneyimlerimi, yaptığım araştırmalardaki bilgilerle harmanlayıp yazmak ve "Ne görüyorsam o" şeklinde görüntülemektir.
Armulu Çınarcık Yolu, Bülbül Deresi Et Balık Tesistleri

Armutlu'dan Çınarcık'a Doğru

Gemlik ile Yalova arasında kalan yarımadanın yapısı oldukça farklıdır. Bu kesimde yüksek dağ sıralarının, sivri uçlar halinde denize tıpkı Ege kıyılarında olduğu gibi,dik indiğini buraları gezenler bilir. Ben ise yeni öğrenmiş oldum. Gemlik'e bağlı en uç köy olan Narlı Köyü'den sonra Yalova'ya bağlı ilk köy Kapaklı Köyü'den sonra toprak yapısı değişmektedir. Kapaklı Köyü'nün hemen arkasında yükselen yalçın kayalıklardan oluşan tepeler Armutlu'ya doğru yumuşak ve ufalanır sert toprağa dönüşmektedir. Zaten yol boyunca sık sık "Heyelanlı Bölge" işaretleri bunu belirtmektedir.

Armutlu'dan önce Fıstıklı Köyü'nde daha bariz hale gelen ulu Çam Fıstığı ağaçları bölgedeki bitki örtüsünün de değiştiğini göstermekte. Fıstıklı'ya dek dağ taş zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Armutlu'da da yer yer ulu Fıstık Çamlarına rastlanmakta kıyı kesiminde. Ama Armutlu'dan sonra Orman Bakanlığı'nın sonradan dikimini yaptığı çam ağaçları ile kaplıdır dağlar. Yeni Armutlu'dan çıkıp 4-5 Km daha batıda yerleşik Eski Armutlu'ya ulaşınca insan ilkin şaşırıyor hangi yolu alacağım diye.

Çınarcık'a gitmek için yola çıkıldığında, Eski Armutlu'nun hemen girişinde sağ tarafta Eski Osmanlı Mezarlığı ve sağ tarafta ise Jandarma Yapısı yer alır. Şayet burada Çınarcık'a nasıl gidileceği sorulmazsa, ileride çarşı meydanından sonra farklı bir yola yada batıya doğru yeni yazlık sitelere giden yola girilebilir. Çınarcık Yolu, Jandarma Merkezi'nden sonra 200 metre ileride sağa dönüp köyün üst mahallesinde geçmektedir. Yol mıcırlı olup yeni genişletilmiş durumda, bir yere dek. Bu yer de yol boyunca reklamları olan Termal Otel'e kadar olan mesafedir (1).

Termal Oteller ve Derme Çatma Tesisiler


Termal Oteli, yolun batı yakasında kalmakta. Önünde ve yolun her iki tarafında bir sürü araç. Aralarından zor geçiliyor. Tesis oldukça büyük. Hem uzun süreli hem de hafta sonu ve günü birlik müşterilere hizmet vermekteymiş Yol otelin önünden itibaren daralmakta ve kavisleşmektedir. Yol boyunca park etmiş araçlar ve gezinen insanlar bulunmaktadır. Durumu öğrenmedik ama olasılıkla girilebilen termal bölgeler olmalı bu kesimde. Yol boyunca bazı baraka ve indirme benzeri yapılar vardı. Bunlar daha farklı hizmet sunan salaş yerler olmalı. (2).

Toprak Yapısı, Doğal Bitki Örtüsü ve Çam Ormanları

Yarımadayı sahilden dolaşan bir yol yok. Termal Otel'in bulunduğu vadiden itibaren yol denize dik inen yamaçların üst kesimlerine doğru tırmanmakta. Doğal bitki örtüsü, yer yer oldukça ulu kestane ağaçları, kocakarı yemişi ağaçları, kızılağaç ve meşe ağaçlarından oluşmakta. Ama denize yakın yerler ve Armutlu'nun dağ kesimleri daha önceki yangınlarda yok olmuş gitmiş. Tepeler adeta kel durumda. Vadiden itibaren ise İzmit Körfezi tarafına dek tüm alan çam ağaçları ile ormanlandırılmış. Neden Çam Ağacı bilmiyorum. Çam yöre bitki örtüsü içinde değil. Üstelik yangın için inanılmaz ortam hazırlamakta iğne yapraklarıyla. Çam ağaçlarının dip kısımları yılları içinde dökülen kuru yapraklarla dolmakta. Kırık bir cam parçası dahi aşırı sıcak havalarda yangın çıkmasına yol açabiliyor.

Dağlara tırmandıkça tırmanıyoruz. Kavisler, zig-zaglar. İnişler-çıkışlar ve tamamen kör dönüşler. 30 Km yol bitmek bilmiyor. Uçurum tarafı fundalık ve ağaçlarla kaplı olduğu için insan pek ürperti duymuyor. Her taraf çam ağaçları, kestane ve kızılağaçlarla kaplı. Fundalıkların arasından yer yer Marmara Denizi görünüyor.

Eski Yol

Yol ilk yapıldığı zamanlardan sonra tekrar tekrar bakım ve yamalama görmüş. Soğuk asfalt denilen türden. Ama bozuk değil. Sadece dönüşlerde belli bölümler çökmüş. Delikler ve çukurlar yok. Ama yol her iki yana doğru bombeli. Hız yapmak olanaksız. Hızım ortalama 60-80 Km arası gidip geliyor. Trafik boş. Yol boyunca arkamdan iki araç gelip geçti. Önümden ise Esenköy'e yaklaştığım zaman bir kamyonet ve üç binek aracı. Geçişlerde daha da yavaşlamak gerekiyor. Araçlar bir birine değercesine geçiyor yana yana geldiklerinde. Yol Esenköy'ün ucuna dek tamamen yüksek yamaçların en üst kısımdan döne-dolaşa ilerliyor ve bu kesime gelince Sakar Geçidi, Göcek Geçidi yada Antalya-Elmalı-Kaş arasında kalan iki geçitte olduğu gibi dimdik iniyor.

Aracımı sürerken sürekli olarak şöyle söylenip durdum. "Aman Allahım ne yolmuş be. Kemer-Kaş arası sahil yolu dahi buradan daha güvenli ve iyi durumdaymış." Gerçekten de Armutlu'dan vadi yolu ile dağlara tırmanış ve sonra yamaçların yan tarafında ilerlemek insanı ürpertiyor. Yola alışık olan araçlar ise daha hızlı sürebiliyorlar ama bu yolda benim ilk deneyimim. Esenköy'den sonra ta Yalova'ya dek deniz seviyesine denk bir seviyede ilerlemekte yol. Her ne kadar dere-tepe gidilse de, sonuçta yaşanılan büyük güzellik doğrusu.

Bülbülderesi Et ve Balık Tesisleri

Esenköy'ün göründüğü hizadan sonra Armutlu-Çınarcık yolu 30 derecelik bir eğimle sahile doğru iniyor. Bu kesimi geçtikten sonra ilk park edilebilir alanda insan arabayı kenara çekip manzarayı içine sindirmek için mola veriyor. Sanki bu davranış kendiliğinden oluyor. Buradan sonra karşılaşılan ilk yer Bülbülderesi Et & Balık Tesisleri. Yedi yıl kadar önceydi. Daha küçük kızımız Aybüke dünyaya gelmemişti. Arkadaşım Kudret Atik'lerle iki araba Karamürsel'deki yazlıklarına gelmiştik. Bizim aracı orada bırakıp onun aracı ile buraya balık yemeğe gelmiştik. Kudret "Sizi güzel bir yere götüreceğim" demişti. Yalova'dan buraya gelmek o denli kolay değil. Sabırlı olmak gerek birde kötü yola uyum sağlamak.

O gün bu gündür burada geçirdiğimiz tatlı anları unutamamıştık. Benzer yerlere gittiğimde hep burayı hatırlarız. Kudret'in eşi Mine Kubilay'a hamileydi. Büyük kızımız Bengisu ise o zamanlar 4-5 yaşlarında. Sürekli olarak Mine'ye "Ne yuttun böyle karnın şişmiş?" diye sorup durmuştu yol boyunca.

Tesis dar bir vadide kurulmuş. Kurulalı 20 küsur yıl olmuş. Yedi yıl önce geldiğimizdeki benzer durumdaydı. Düzenli ve bakımlı. Akşam yağan yağmurdan biraz etkilenmiş. Genel temizlik yapmaktaydı çalışanlar. Islanan minderleri güneşe asmışlar kurusun diye. Tesisin önünde geniş bir park alanı var. Sağ tarafta boy boy çeşit çeşit reklam panoları. Alan ? biçiminde. Vadinin ön tarafı duvarla çevrilmiş. Üst taraf düzleştirilmiş ve bir kot farkı oluşmuş. Bir iki merdivenle çıkılmakta yukarıya. Demirden bir kapısı var kızaklı. Girişin hemen sağ tarafında müdüriyet kulübesi, sol tarafta ama biraz ortada ahşaptan bir kulübe benzeri bir yapı var. Et ve balıklar burada pişirilmekte ve servis buradan yapılmakta. Ön duvarın önünde büyük kavak ağaçları. Ama tesisin içinde ise sık ağaçlar. Her iki taraf dik yamaç. Kök kısımları iri kızılağaçları. Ne zemindeki ne de alandaki ağaçların hiç birisine dokunulmamış. Ağaçlar öylece korunmuş. Kestane ve Kızılağaçları yüksek dalları ile alanı doğal olarak gölgelemekte ve içerisi inanılmaz serinlikte. Serinlik hem en uçta akan küçük dereden hem de ormandan gelmekte. üstelik kısa süre önce yağmur da yağmış. ısı değişmiş durumda. Üşüyüp ürperiyoruz ve arabadan montlarımızı alıyoruz.

Giriş kapısının hemen ön tarafındaki bölüm çardak yada limonluk gibi asma üzüme benzer bir bitki ile kapanmış durumda. Bitkin siyah renkli küçük küçük yemişleri var. Biraz ileride sağ ve sol yamaçta beton merdivenlerle çıkılan iki lonca benzeri mekan oluşturulmuş. Müdüriyet barakasının sol tarafında çeşme var. Suyun içimi ve tadı güzel. Olasılıkla ileride kaynaktan gelen bir su. Alanın orta yerinde yamuk biçiminde bir havuz oluşturulmuş. Bu havuza daha yukarıda yapılmış teras benzeri yerden akakla gelen su dökülmekte şelale gibi. Dökülen su sesi insanı dinlendiriyor. Kulakları okşuyor. havuzda alabalıklar ve iki ördek var. İlkin yabancılık çeken ördekler sonra yanaşıp samimiyet gösteriyorlar. Birisi kar beyazı. Diğeri ise bildiğimiz sütlü kahve rengi karışımı renklerle bezeli türden. Kızlar birer dilim ekmek alıp onları yemlemeye başlayınca vaklama sesi ortalığı kaplıyor. Masal boş alanlara sıra sıra dizilmiş. sandalyeler yeşil renkte ve ortaları kirli sarı. Oturma yerlerinde sarı renkli minderler var. Masa örtüleri ise aynı renkte. Lacivert renkteki ana renk arsında sıra sıra beyaz bonelerle daha büyük kare biçimini almış başka bonelerle süslenmiş.

Yemek için daha erken. Daha saat 11:00 suları. Kahvaltıyı saat 09:30'da yapmışız. Karnımız tok. Tıka basa yemek yemişiz zaten. İstediğimiz sıcak çay. Çay soruyoruz var mı diye. yeni demlenmiş. Serin ortamda iyi gidiyor. Ortalıkta başka kimse yok. Şef ve iki garson. Daha sonra siyah renkli bir Mercedes ile bir çift geliyor kahvaltı için. En uçta küçük bir havuz oluşturulmuş. Biriken su aşağıdaki akağa akıyor. En uçtan giriş kısmına kadar alan üç kademe halinde düzenlenmiş alan. Boşluklara masalar düzenli bir biçimde sıralanmış. Havuz kenarları ve uygun boşluklar beyaz büyük saksılı çiçeklerle bezenmiş durumda. Yan yamaçların zemin bölümleri kirli sarı renkte Kandıra Taşı'ndan duvarla örülmüş. Arada siyah renkli bir sıra taş şerit geçirilmiş.

İşletmecisi Cüneyt Ersoy 20 küsur yıldır burasını işletmekteymiş. İki garsonla bir şef vardı saban bu erken saatlerinde. Karslı olduğunu belirten garson Müslüm Artan merakımızı giderecek her soruya cevap verdi sabırla. Güleç, sevecen ve oldukça da ilgiliydi bizlerle. Bülbülderesi Et & Balık Tesisleri iyi vakit geçirmek ve rahat ve güzel bir ortamda et yada balık yemek için oldukça ideal bir yerde (3). Tek zorluğu uzak oluşu. Tabii ki merak edip gitmek isteyenlere bu çok dert olmaz. Evet dediğim gibi ulaşımı o denli kolay değil. Çınarcık'a 22 Km uzaklıkta. Yalova'dan itibaren sıralarsam şu yerleşim yerleri geçilecek buraya gelmek için. Yalova, Koru, Termal-Çınarcık Kavşağı, Çiftlikköy, Çınarcık, Teşvikiye Sapağı, Kocadere, Şenköy, Esenköy Deresi Mevkii ve en uçta Bülbülderesi Et & Balık Tesisleri. Ancak bu taraflara gidildiğinde bence Yalova'dan sonra gidildiğinde güzelliklerin yaşanacağı, zevkli saatlerin geçirileceği bir ortam Bülbülderesi.

Girişte sağ tarafta yer alan bir fiyat listesi vardı. Listede mönü içinde kalan yiyecek ve içecek fiyatları belirtilmişti. Et kg olarak servis yapılıyor. Ne istenirse. Karışık et, köfte, biftek vb. Balık ise iki çeşitti. Levrek ve Çipura. Daha balık mevsimi açılmadığı için olmalı. 1 Eylül'den itibaren başka balık çeşitleri de oluyormuş (4).

Esenköy Beldesi

Bülbülderesi Balık Tesisleri önünden görünen yerleşim yeri Esenköy. Daha önceleri yani yaklaşık 7 yıl önce, burası köydü. Sahilde neredeyse hiç konut yoktu. Şimdi ise deniz kıyısında dahil özel siteler, villalar ve apartman bloklarıyla dolmuş. Yol ile deniz arasında dar alanlar dışındaki neredeyse her yer konutlaşmış. Esenköy belediye olmuş. Esenköy Yalova'dan sonra Marmara Denizi kıyısındaki en son köydü. Bundan sonrası ta Armutlu'ya dek her hangi bir köy yok (5).

Erkan Kiraz, 01/09/2002, Pazar, Şirintepe-İzmit

(1). Armutlu, Yalova iline bağlı Gemlik Körfezi'nde yer alan en son köymüş. Hemen doğusunda yer alan Narlı Köyü ise Gemlik'e bağlı. Gemlik'te doğal olarak Bursa iline.
(2). Termal Oteli, Armutlu-Çınarcık Yalova. Ulaşım hem Yalova-Çınarcık-Armutlu dağ yolundan hem de Gemlik-Armutlu yolundan yapılmaktadır. Armutlu İskelesi'ne büyük Yolcu Vapurları ve 3 Katlı Gezi Tekneleri de yanaşmaktadır.
(3). Bülbülderesi Et & Balık Tesisleri, Esenköy Çıkışı, Esenköy-Çınarcık-Yalova. Tel: 0226-243 77 99. İşletme sahibi: Cüneyt Ersoy.
(4). Mönü: Her tür et kg olarak satılmakta. Kg/TL 13 milyon. Balık Levrek ve Çipura. Tanesi 6 milyon. Mezelerin hepsi, porsiyonu 2 milyon. Alkolsüz içeceklerin birim bedeli 1 milyon 500 bin TL. Suyun şişesi 1 milyon.
(5). Esenköy, Şenköy, Teşvikiye, Çınarcık, Koru ve Yalova'ya ait sayısal görüntülerim bulunmamaktadır. Karamürsel'den İznik'e, İznik'ten Yalova-Armutlu'ya dek olan sayısal görüntülerim ise şu adrese yüklenmiştir: http://photos.yahoo.com/erkankiraz 


Erkan Kiraz'ın fotoğraf arşivine aşağıdaki linlerden ulaşabilirsiniz.

http://community.webshots.com/user/erkankiraz

http://community.webshots.com/user/erkankirazi
http://community.webshots.com/user/erkankiraz2
http://community.webshots.com/user/erkankiraz3
http://community.webshots.com/user/erkankiraz4
http://community.webshots.com/user/erkankiraz5
http://community.webshots.com/user/erkankiraz6
http://community.webshots.com/user/erkankiraz7
http://community.webshots.com/user/erkankiraz8
http://community.webshots.com/user/erkankiraz9
http://community.webshots.com/user/erkankiraz10
http://community.webshots.com/user/erkankiraz11
http://community.webshots.com/user/erkankiraz12
http://community.webshots.com/user/erkankiraz13
http://community.webshots.com/user/erkankiraz14
http://community.webshots.com/user/erkankiraz15
http://www.trainweb.org/demiryolu
http://www.virtualtourist.com/erkankiraz
http://www.mtuncel.tripod.com/mustafatuncel/id24.html
http://groups.yahoo.com/group/bilgisayarveinternetguvenlik

site: Jean-Patrick Charrey, contributions & translation into Turkish by Erkan Kiraz

© Copyright Hakkı Erkan Kiraz'a Aittir. Her Hakkı Saklıdır.
Bu yazı ancak kaleme alanın izni alınarak tekrar yayınlanabilir yada dağıtılabilir.
© Copyrighted to Erkan Kiraz. All Rights Reserved.
This study may be re-copied or re-distributed only with prior consent of its Author.
Edited by Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com on 18/08/02.



şifremi hatırlamıyorum
üye olmak istiyorum

Bu sayfayı arkaşıma gönder

 Otel ara



site içi arama


burası neresi?



en güzel fotoğraflar





İş Fikileri Düşünce Havuzu



Gerçek Safranbolu Lokumu


Linkler    Bize ulaşın    Üyelik    Acentalara özel    Otellere özel    Otelinizi ekleyin    Hakkımızda

© 1999 Gezi Notları